Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İri inci taneleri
– Büyük inciler
Cümle içinde kullanımı: “Büyükannemden kalan dürrât kolyeyi kimsesiz çocuklar için bağışlayacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İri inci taneleri
– Büyük inciler
Cümle içinde kullanımı: “Büyükannemden kalan dürrât kolyeyi kimsesiz çocuklar için bağışlayacağım.”
– Katlamak
– Kıvırıp silindir haline getirerek kıvırmak
– Bükmek
Cümle içinde kullanımı: “Sen böyle bağırıp çağırdığında dilini kıvırıp dürmek istiyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Marangozluk
– Marangoz sanatı
– Marangoz işini yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dürgerî olan bir oduncunun işe alınması gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dülger
– Marangoz
– Tahta işlerini yapan kimse
– Doğramacı
Cümle içinde kullanımı: “Köşkün pencerelerini yenileyecek olan dürger bu gün gelecekti.”
Kelime Kökeni: Arapça-dürer+Farsça-bâr
– İnci gibi değerli söz söyleyen
– İnciler yağdıran
– Güzel sözler söyleyen
– Kıymetli sözler söyleyen
Cümle içinde kullanımı: “İnsanın kalbini anca dürer-bâr biri fethedebilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İri inci taneleri
– Büyük inci taneleri
Cümle içinde kullanımı: “Boyundaki dürer ve kulağındaki elmas taneleri bütün ilgiyi üzerine topluyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şarap kalıntısı içen
– Şarap tortusu içen
Cümle içinde kullanımı: “Parası olmadığından dürd-keş içer kafasını bulurdu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tortu ile ilgili
– Kalıntı ile ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Dürdî ve pasolarla tüm bilgileri bana bırakırsınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kalender
– Şarap artığı içen
– Rint
Cümle içinde kullanımı:: “Dürd-âşâm biriyle ömrünü nasıl geçireceksin hiç düşündün mü?”
Kelime Kökeni: Arapça-dür+Farsça-dâne
– İnci tanesi
– Güzel kadın
– Kadın ismi
– Kıymetli
– Değerli
– İnci
Cümle içinde kullanımı: “Dürdâne hanım bugün bir güneş gibi parlıyorsunuz, bu mutluluğunuzu neye borçluyuz?”