Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Elinden tutan
– Yardımcı
– Allah
– Muavenet
– Muin
– Zahir
– Destekleyen
– Arka çıkan
– Teavün
Cümle içinde kullanımı: “Bir zamanlar her düştüğümde koşan dest -gîr bir canım vardı şimdi ayrı dünyalardayız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Elinden tutan
– Yardımcı
– Allah
– Muavenet
– Muin
– Zahir
– Destekleyen
– Arka çıkan
– Teavün
Cümle içinde kullanımı: “Bir zamanlar her düştüğümde koşan dest -gîr bir canım vardı şimdi ayrı dünyalardayız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tezgahtar
– Satış yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Destgâhdâr elinde birçok ürünle geldi hangisini alacağımızı şaşırdık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tezgahta dokuma işleyen kimse
– Ağaçtan eşya yapan kimse
– Tezgahçı
Cümle içinde kullanımı: “Destâhçı elinden çıkmayan dolabı kimse evine sokmaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tezgah
– İşyeri
– Tersane
– Dokuma aleti
Cümle içinde kullanımı: “Destgâh başına geçip ustalığını maharetini göster. “
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Boya ezmeye yarayan yuvarlak sert taş
– Mermerden yapılmış araç
Cümle içinde kullanımı: “Ebru sanatında ihtiyaç duyulan malzemelerden biri de Deste-seng’tir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bir duvar veya binayı yahut ağacı durdurup takviye etmek için vurulan dayak
– Hamil
– Dayanak
– Payanda
– Mesnet
Cümle içinde kullanımı: “Sorun destek vermek veya görmek değildir, mesele anlaşılmaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Mevlevi dervişlerinin hücrede giydikleri uzun kollu cübbe
– Gül destesi
– Gül demeti
– Gül yığını
Cümle içinde kullanımı: Deste-gül dolu kucağında, kollarının arasında cennet saklı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sopa
– Değnek
– Çomak
– Baston
Cümle içinde kullanımı: “Deste-çûb ile akıllanacak olduktan sonra bunca dil dökmeye gerek mi var?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Demet
– Tutam
– El
– Sap
– Havan eli
– Gemi demir attıkça salıp zincirin üzerine binmesi durumu
– Bağ
– Kabza
– Demet
– Bağlam
– Aynı cinsten küme
Cümle içinde kullanımı: “Üzerime deste deste atılan ithamlarından kendimi aklama fırsatı vermedin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El uzatma
– Zulmeden
– El uzatan
– Sarkıntılık
– Zulmetmek
– Zulüm etmek
Cümle içinde kullanımı: “Dost dediğin dest-dırâz etmez, eli tutan sırrı tutandır.”