Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El öpmelik
– El öpme töreni
– Eski zamanlarda yapılan el öpme töreni
Cümle içinde kullanımı: “Torunların dest-bûsî zamanı geldi yılda iki kez yapıyoruz bunu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El öpmelik
– El öpme töreni
– Eski zamanlarda yapılan el öpme töreni
Cümle içinde kullanımı: “Torunların dest-bûsî zamanı geldi yılda iki kez yapıyoruz bunu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El öpme
– Sevgi, saygı ve nekazet göstermek amacıyla el öpmek
Cümle içinde kullanımı: ” Büyüklerinizi dest-bûs etmekte yüksünmeyin çocuklarım.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Eli bağlı
– El kavuşturmuş
– El bağlamış
– Elden ele
– El ele
Cümle içinde kullanımı: “Suçluyu destbedest edip yere yatırdılar, polisler birazdan gelecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ufak hediye
– Küçükten büyüğe verilen hediye
– Küçük armağan
Cümle içinde kullanımı: “Validemizin bize bıraktığı dest-âvîz ömrümüzün en güzel hatırasıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yağlık
– Mendil
– İçine bir şey koyulan dokuma
Cümle içinde kullanımı: “Lavanta dolu destârçeyi cebine sokuşturup evden çıktı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İmame
– Sarık
– Tülbent
– Örtü
-Örtmek için kullanılan şey
Cümle içinde kullanımı: “Destârı yüzüne gözüne örtmüş çehresinden tanınması imkansız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hilekar
– Dubaracı
– Hileci
– Düzenci
– Hilebaz
Cümle içinde kullanımı: “Sırf zevk uğruna destân-zen oyunlar oynayarak insanları aldatıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yaşanmış bir olayı hikaye etme
– Sergüzeşt
– Hikaye
– Masal
– Hikaye
– Kıssa
– Epope
– Anlatı
– Kutkoşuk
Cümle içinde kullanımı: “Dillere destan bir aşk dilemedim hiç, aradığım ve umduğum gönlüme ferah veren bir sevgiydi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ele alıştırılmış
– Yavrudan beslenip alıştırılmış
Cümle içinde kullanımı: “Bu küçük sincap dest-âmûzdur kimseye zararı dokunmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bulaşmış
– Bulaşık el
– Kirli el
Cümle içinde kullanımı: “Dest-âlâyını çocuklarımdan uzak tut karanlığın üzerlerine düşmesin.”