Kelime Kökeni: Arapça-ahbâb+Farsça-âne
– Ahbapça, dostça, dostane, dostlukla
Cümle içinde kullanımı: ” Ahbâbâne geldim kapınıza ister buyur edin isterseniz kapınızı kapayın suratıma.”
Kelime Kökeni: Arapça-ahbâb+Farsça-âne
– Ahbapça, dostça, dostane, dostlukla
Cümle içinde kullanımı: ” Ahbâbâne geldim kapınıza ister buyur edin isterseniz kapınızı kapayın suratıma.”
Kelime Kökeni: Arapça-habâ çoğul biçimi
– Sırdaşlar
– Saray adamları, Padişah için çalışan kimseler
Cümle içinde kullanımı:“Osmanlının en seçkim zümresi içinde yer alan ahbalar, hayatlarını padişaha admış kişilerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ah tesniye (ikilik) biçimi
– İki erkek kardeş, iki oğlan çocuğu
Cümle içinde kullanımı: ” Gördüğün ahaveynler ikizdir efendim babaları gibi mert ve güçlüdürler. “
Kelime Kökeni: Arapça-uht çoğul biçimi
– Kız kardeşler
– Tarikate girmiş kadın arkadaşlar, kadın yoldaşlar
Cümle içinde kullanımı: ” Uyanın ahavatlarım bu gün uyumak günü değildir bizler din yolunda İslam’ın izinden giden çiçekleriz. “
Kelime Kökeni: Arapça-ahsen çoğul biçimi
– Güzellikler, hüsünler
Cümle içinde kullanımı:” Rabbim tüm ahasinleri yolunuza çıkarttın hep dostluk ve saygıyla anacağım sizleri.”
Kelime Kökeni: Arapça-ahass
– Çok özel, has, mahsus
– Kötü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Baş hemşire kendine ahas biridir, yardımseverliği yanı sına misafirperverdir. “
Kelime Kökeni: Arapça-aharr
– Çok sıcak, en sıcak, yüksek ısı
Cümle içinde kullanımı: ” Öğlenin ahar vakti şapkasız susuz sokağa çıkmak pek akıl karı değilmiş dimi?”
Kelime Kökeni: Arapça-ahakk
– Çok haklı
– En yetkin, yetkili, salahiyetli
Cümle içinde kullanımı: ” Bu dairede ahak olan kişi Fahreddin beydir, istirhamınızı ona iletebilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ahaff
– En hafif, pek hafif, çok yeğni
Cümle içinde kullanımı: “ Tartıya gidecek çuvallardan ahaf olanları bir köşeye yığıver aslanım. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Muhammed’in hadisleri
– Hz. Muhammed tarafından söylenmiş sözler
Cümle içinde kullanımı: “ Ahadîs-i Nebeviyye içeren kitapları okumayı daha çok severim.”