Kelime Kökeni: Arapça-azamet
– Ulu
– Kocaman, fazla büyük, çok
– İri, heybet, debdebe
Cümle içinde kullanımı:” Azîm istikrarla yürüyenin yolunda hangi imkansızlık durabilir ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-azamet
– Ulu
– Kocaman, fazla büyük, çok
– İri, heybet, debdebe
Cümle içinde kullanımı:” Azîm istikrarla yürüyenin yolunda hangi imkansızlık durabilir ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Son yargı
– Kesin karar
– Değişmeyen karar
Cümle içinde kullanımı:” Azm-i kat’î ve sonuçlar için mahkemeyi beklemek lüzumundayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-avâzil çoğul biçimi
– Azarlayan, çıkışan, paylayan
– Tekdir eden
– Nasıb karşıtı
– Görevden alma, işten çıkarma
– İnatçı
Cümle içinde kullanımı: “Yarım zekalı bir çocuğu sahiplenmek yerine âzil etmek sizce insaflı bir karar mı?”
– Yoldan sapmak, çıkmak
– Sınırı aşmak
– Ölçü dışına çıkmak
– Azmak
– Azgın duruma gelmek
Cümle içinde kullanımı:” Yaptıklarını hoş göstermeye çalışsan da azıtan düşüncelerinin yanlış yola saptığını artık fark etmelisin.”
– Küçümsemek
– Değer vermemek
– Önemsememek
Cümle içinde kullanımı:” Bunca zaman zekamı azırgayan insanlar tarafından taktir görmek eski yaraların kapanmasını sağlamadı.”
– Az sanmamak
Cümle içinde kullanımı: “Azırgadığımız nice olayların üstesinden geldik sonuçsa yine yalnızlığın vehameti.”
– Az bulup beğenmemek
– Az görmek, az bulmak
– Fazlasını ummak
– Kerih görmek
– Küçümsemek
– İstisgar etmek, görmek
Cümle içinde kullanımı:” Azımsanmayacak bir mal varlığı üstüne kaldı değişmesi normal bence.”
– Yemek yemek
– Azık toplamak
– Yiyecek edinmek
– Hazırlık yapmak
– Yiyecek hazırlamak
– Erzak toplamak, hazırlamak
Cümle içinde kullanımı:” Sene sonunda hasat bizim istediğimiz kadar olmazsa yılı azıklanarak geçirebiliriz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yolluk, yolculuk için hazırlanan yiyecek, çıkın
– Faydalı, işe yarar
– Rızık, kayıntı, yiyinti
Cümle içinde kullanımı: ” Gün sonu yürümeyi bıraktığımızda nehrin sesini duyabileceğimiz bir yerde azıklarımızı çıkardık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sivrilmiş
– Azmış
– Ağzın iki yanında altlı üstü düz ve yassı dişler
– Dış
– Azı dişi
Cümle içinde kullanımı:” Azı dişleri sökülürcesine bir ağrıyla uyandı ancak kendisini berbat hissediyordu.”