Kelime Kökeni: Arapça
– Çok açık, açılmış
– Besbelli
– Aşikar
– Apaçık
Cümle içinde kullanımı:” Azher gerçekler varken pembe yalanların arkasından gidecek misin?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok açık, açılmış
– Besbelli
– Aşikar
– Apaçık
Cümle içinde kullanımı:” Azher gerçekler varken pembe yalanların arkasından gidecek misin?”
Azgın kelimesi, Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde çeşitli anlamlara gelen, zengin bir içeriğe sahip bir kelimedir. Kökeni itibarıyla eski Türkçe kökene dayanan “az-” fiilinden türemiştir ve genellikle kontrolsüz, sınırları aşan, veya aşırı bir durumu ifade eder. Bu makalede, azgın kelimesinin farklı anlamlarını, kullanım alanlarını ve örnek cümlelerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Azgın kelimesinin kökeni, eski Türkçedeki “az-” fiiline dayanır. Bu fiil, “fazla olmak, aşmak, sınırları geçmek” anlamlarına gelmektedir. Zamanla kelime, farklı anlam katmanları kazanarak günümüzdeki çok yönlü anlam haritasını oluşturmuştur.
Azgın kelimesi, bağlama göre farklı anlamlar ifade edebilir. İşte azgın kelimesinin yaygın olarak kullanılan anlamları:
Azgın kelimesinin cümle içindeki kullanımı, anlamını daha net bir şekilde ortaya koyar. İşte bazı örnekler:
Azgın kelimesi yerine kullanılabilecek bazı eş anlamlı kelimeler şunlardır:
Azgın kelimesi, Türk dil ailesine aittir ve kökeni eski Türkçeye dayanmaktadır.
Azgın kelimesi, genellikle doğa olayları (azgın sular), hayvan davranışları (azgın boğa), insan karakteri (azgın ego) ve toplumsal olaylar (azgın yönetim) gibi çeşitli bağlamlarda kullanılır.
Evet, azgın kelimesi genellikle olumsuz bir çağrışımı vardır. Kontrolden çıkmış, sınırları aşmış, veya istenmeyen bir durumu ifade ettiği için genellikle olumsuz bir anlam taşır.
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateşperest
– Ateşe tapan
– Mecusî
– Müşrik
– Allah’a ortak koşan
Cümle içinde kullanımı:” Âzer-perest kimseler beni hep korkutmuş, ürkütmüştür.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mecusî
– Ateşperest
– Ateşe tapan
– Zerdüşt dininden olan
Cümle içinde kullanımı:” Âzer-kîş, ateşe tapan müşrikler bizim dinimize aykırıdır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateşe tapanların mabedi
– Mecusî tapınağı
– Zerdüşti
Cümle içinde kullanımı:“Buralarda eski bir âzer-kede olacaktı ne oldu hala duruyor mu acaba?”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Azerbaycan Türkçesi
– Azeri Türkçesi
Cümle içinde kullanımı:” Âzerîce yazılmış bir kaç nüshanın çevirisini yapmak için birini bekliyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Azerbaycanlı
– Ateşe özgü, ateşle ilgili
Cümle içinde kullanımı:” Âzerî halkını öz kardeşimiz gibi görür ve severiz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş kırmızısı
– Günebakan, gündoğdu, günaşık, ayçiçeği
– Papatyagillerden tohumu yenilen sarı çiçekli bitki
Cümle içinde kullanımı:” Âzer-gûn açtı mı güneşe doğru yazın geldiğini anla işte.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş gibi, kıpkırmızı
– Çok sıcak
– Yakıcı
Cümle içinde kullanımı:” Âzer-âsâ öpücükleriyle gönlümü bir eline alışı vardı ölsem gam yemezdim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş, od, nâr
Cümle içinde kullanımı:” Âzer gibi düşen gönlüme sen miydin ey canım, ayağına taş olan dertleri bana yolla…”