Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönlü kırılmış
– Canı sıkılmış
– Üzgün, üzüntülü
– Müteessir
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönlü kırılmış
– Canı sıkılmış
– Üzgün, üzüntülü
– Müteessir
Kelime Kökeni: Farsça
– Darılmış, gücenmiş
– Kırılmış
– İncinmiş
– Gönül koymuş kimse
Cümle içinde kullanımı:” Âzürde kalbimin yongası olan hüznü nasıl baş tacı yapmam, alışmışım bir kere.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çenesiz, çok konuşan
– Huysuz, çok azarlayan
– Aksi, şirret
Cümle içinde kullanımı:” Kadının da erkeğinde azül olanından sakınacaksın hemşerim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Azuk, azık
– Rızk
– Yiyecek
– Nevale
– Kumanya
– Besin maddesi
Cümle içinde kullanımı:” Kursağından geçen iki lokma azüf mü gözüne durdu herif?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kibarların kibarı
– Zariflerin zarifi
Cümle içinde kullanımı:” Azref-i zürefâ yârim, kollarında iyileştir yine.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok zeki
– Çok zarif
– İnce
– Çok beğenilen
Cümle içinde kullanımı:” Azref bir kadın gördüğünde kalbi hemencecik havalanan aşk budalası biridir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarar çoğul biçimi
– Zararlar
– Ziyanlar
– Kayıplar
– Mazarratlar
Cümle içinde kullanımı:” Azrâr ve eksikler tamamlanacak, sonrasında hepimiz uhrevi bir bütünü oluşturacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça-özel ad
– Ölüm meleği
– İnsanoğlunun son nefesini almakla yükümlü melek
– Dört büyük melekten biri
Cümle içinde kullanımı:” Azrâ’il gelip de son nefesimize musallat olduğunda kaçacak yerin olmadığını anlayacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hz. Meryem’in sıfatı
– Kız oğlan kız
– Delinmemiş inci
– İşlenmemiş inci
– Bakire kız
Cümle içinde kullanımı: ” Ey kadınların en kutsal anası Azrâ, sen ki dokunulmamış güzelliklerin en nadide olanısın.”
Kelime Kökeni: Ermenice-aznawor
– Savaşçı, muharip
– Başbuğ, milis kuvvetlerinin komutanı
– Asık suratlı
– Sert, sinirli
– İri yarı kimse
Cümle içinde kullanımı:” Eskilerin deyimiyle aznavur çehreli, çatık kaşlarıyla adam kesen bir adamdı vesselam.”