Kullanımı: Farsça-sıfat
– Zeki, akıllı, akil
– Kavrayışlı
Cümle içinde kullanımı:“Bâ-hıred biri gelmediği sürece tekkeye hoca falan almayacağım.”
Kullanımı: Farsça-sıfat
– Zeki, akıllı, akil
– Kavrayışlı
Cümle içinde kullanımı:“Bâ-hıred biri gelmediği sürece tekkeye hoca falan almayacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cimrilik
– Pintilik
– Sıkılık
– Nekeslik
Cümle içinde kullanımı:“Bahıllık ettiğimi söyleyenler var arkamdan keşke iyiliğin cömertliğin gizli yapıldığını bilseler.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahlı
– Cimri, pinti
– Varyemez
– Eli sıkı
Cümle içinde kullanımı:”Eli bahıl olan yardımseverlik yapmayı sevmez, tuttuğunu bırakmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâhık müennes dişil biçimi
– Kör
– Görme yetisini yitirmiş kimse
– Âmâ
– Görme engelli
Cümle içinde kullanımı:“Gözüm bâhıka, dilim lâl gönlümse bir garip yolcudur. ”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Gözü görmeyen
– Kör
– Âmâ
Cümle içinde kullanımı:“Bâhık olduğum günden beri gözlerimin önüne inen perde yüreğimdeki perdeyi araladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahr
– Gemici, gemide çalışan
– Denizci, denizle ilgili işlerde çalışan kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bahhâr olarak çalıştığı bu yıllarda birçok ülke görmüş, ömrünü okyanuslara adamıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-buhl
– Pek cimri
– Çok hasis
– Çok değersiz
– Çok bayağı
Cümle içinde kullanımı:“Sarf ettiğiniz kelimelerin bahhâl olduğunu fark etmenizi bekledim ama ne fayda üslubunuz giderek bozuluyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Beraber, beraberce
– Birlikte
– Bir arada
– Birlikte bulunan
Cümle içinde kullanımı:”Şayet bâ-hem yapılacaksa bu girizgah o zaman yardım etmeye çalışırım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Büyük deniz
– Derya, umman, bahr
Cümle içinde kullanımı:” Karanlık bâhelerden çıkıp gelmişcesine bir yalnızlık vardı üzerimde.”
Kelime Kökeni: Farsça-bâğçevân
– Bahçe bakımıyla ilgilenen kimse
– Bahçeye bakan
– Bahçeye bakma sanatını bilen
– Bahçe ürünleri yetiştiren kimse
Cümle içinde kullanımı:“İşinin ehli bir bahçıvan çiçeklerin neden basra bastığını anlar.”