Kelime Kökeni: Arapça-bahr tesniye ikilik biçimi
– İki deniz
– Umman denizi
– Akdeniz
– Akdeniz ile Karadeniz
Cümle içinde kullanımı:“Bahreyni geçip giden geminin ardından bakar gözyaşlarını silersin.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahr tesniye ikilik biçimi
– İki deniz
– Umman denizi
– Akdeniz
– Akdeniz ile Karadeniz
Cümle içinde kullanımı:“Bahreyni geçip giden geminin ardından bakar gözyaşlarını silersin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Deniz yoluyla
– Denizden
– Deniz yolu
Cümle içinde kullanımı:”Bahren gelen bir deniz kızıydı o nefesimin kesilişi meltemle uçuşan saçlarındandı.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâh+Farsça-nâme
– Yıldız falı kitabı
– Cinsel konuları içeren kitap
– Açık seçik resim ve yazıların bulunduğu kitap
Cümle içinde kullanımı:“Her genç beyzade bir önem Bâh-nâme okumuştur muhakkak.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sıkıntılı
– Meşakkatli
– Mukassi
– Kasvetli
Cümle içinde kullanımı:” Bâhiz dertlerimi paylaşma isteğinden bilirim lakin benim mesnetsiz acılarım sana da ağır gelir.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahs
– Söz konusu eden
– Bir konu hakkında bilgi veren kimse
– Sözü edilen konu
– Sözlü münakaşa
– Ödül, yarışma
– Kitabın bölümleri
– Bir konu hakkında açıklama
– Konu
Cümle içinde kullanımı:“Bahsi edilen konu bizim ne kadar vakit ayırıp ayırmadığımızı tartışmak için açılmadı eksiklerimizi görebilmemiz için açıldı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Parlak, güzel, ışıldayan
– Açık, ayan, aşikar
– Büyük göl
– Deniz, büyük su kütlesi
– Yaratıcının tecellisinin, gücünün, ilminin sonsuzluğu
– Aruz vezinlerin tasnifi ile oraya çıkan bölük, dizge
Cümle içinde kullanımı:“Etrafımızı nazlı nazlı saran bâhir ay ışığı altında gözümden düşen damlayı sana adıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dul kadın
– Kocasını ölüm yoluyla kaybeden kadın
– Eşi ölmüş kadın
Cümle içinde kullanımı:“Bâhile bir kadına yaptığınız ne insanlığa ne de adamlığa yaraşır ne istiyorsunuz zavallı kadından.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıskanç, fesat, hasut
– Cimri, hasis
– Değersiz, bayağı
Cümle içinde kullanımı:”Bahîllik eden akrabalarını çok fazla yanına çekme yarardan fazla zarar getirirler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İşsiz güçsüz adam
– Başı bozuk çoban
– Serseri, hayta, tutarsız
– Yönetimsiz
Cümle içinde kullanımı:“Gençliğimin ilk yıllarını hatırlıyorum da öyle tasasız öyle bâhil biriydim ki park köşelerinde gocunmadan uyurdum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Alık, sersem, ebleh
– Ahmak, aptal, bön
– Yalancı
– Avanak
Cümle içinde kullanımı:” Bıktım usandım sürekli bâhî adamlarla iş yapmaktan.”