Kelime Kökeni: Farsça
– İhsan
– Bağışlayış
– Atiyye
– İyi davranmak
Cümle içinde kullanımı:“Bahşâyiş insan elindekini satmaz, hibe eder.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İhsan
– Bağışlayış
– Atiyye
– İyi davranmak
Cümle içinde kullanımı:“Bahşâyiş insan elindekini satmaz, hibe eder.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bağışlayan, gufran, mağriret
– Bağışlama
– Hibe eden, veren
– Armağan, hibe, hediye
– Bağışlayıcı
– Affedici
– İhsan
Cümle içinde kullanımı:“Cân-bahş güzelim, değil mi ki sevdik ölmeye razıyız elbet.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çürük, çürümüş olan
– Bozuk, bozulmuş olan
– Buruşuk, kırışık
– Zedelenmiş, örselenmiş
– Hasara uğramış
Cümle içinde kullanımı:“Bahsîde olmuş meyveyle para karşısında şekil değiştirmiş adamdan hayır gelmez bunu yaz bir kenara.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bozulmuş
– Çürümüş
– Bahse ait
Cümle içinde kullanımı:”Bahsî edilen durumla yakından uzaktan alakam yoktur.”
– Söz etmek
– Bir konu üzerinde konuşmak
– Bir konu hakkında konuşmak
Cümle içinde kullanımı:“Bahs etmek istediğiniz olayı şimdi daha iyi anlayabiliyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sulak tarla
– Gümrük vergisi
– Kur’ân-u Kerîm’de Nâkış anlamına gelen söz
– Bahis
– Kuruma, solma
– Kazmak
Cümle için kullanımı:”Oğluna bıraktığın bahs nihayetinde boşa gitmedi şimdiler de çiftçilik yapıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Deniz kuvvetleri amiri
– Kaptan paşa
– Kaptan-ı deryâ
– Deniz kuvvetleri komutanı
Cümle içinde kullanımı:“Bahriye nazırı olan dedem ailemizin temel direğiydi onsuz nasıl bir arada olacağız bilemiyorum.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Denizci
– Deniz askeri
– Deniz kuvvetlerine bağlı asker
Cümle içinde kullanımı:” Bahriyeli bir yarim var göğsünün altında denizle beni saklayan.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahrî müennes dişil biçimi
Ordunun deniz gücü
– Denizcilik işleri
– Deniz askerleri
– Deniz gücü
Cümle içinde kullanımı:“Bahriye de olan bir yâr sevdim, nasıl kıskanmam o uçsuz bucaksız denizi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Denize ait
– Denizle ilgili
– Savaş gemilerinden oluşan donanma
– Yalıçapkını, iskele kuşu
– Deniz ördeği
Cümle içinde kullanımı:” Denize yaklaştıkça kulağıma gelen bahrî sesleri beni gülümsetmeye bile yetti.”