Kelime Kökeni: Ad
– Bedel olarak
– Mukabilinde
– Yerine
– Değeri yerine
– Karşılığında
– Rağmen
Cümle içinde kullanımı: “Mallara bedelen aldığımız paralar ne yazık ki masrafları karşılamaya yetmiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bedel olarak
– Mukabilinde
– Yerine
– Değeri yerine
– Karşılığında
– Rağmen
Cümle içinde kullanımı: “Mallara bedelen aldığımız paralar ne yazık ki masrafları karşılamaya yetmiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Askerlerin tayin pusulasını alıp satan kimse
– Askerlik bedelini ödeyen kimse
– Kısa süreli askerlik yapmak için para ödeyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Sağlık durumu el vermediğinden ötürü vatan görevini bedelci olarak yaptı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Zeamete ilişkin hukukun devlete intikali halinde hak sahiplerine bağlanmış olan aylık
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devleti toprak düzeninde yıllık gelir düzeninde Bedel-i Za’âmet verildiği de görülmüştür.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Devlet arazisini ziraat dışında kullanımı dışında ödenen vergi ,
– Devlet arazisine bina benzeri inşa yapımında öşre bedel alınan vergi
– Bedel-i öşr
Cümle içinde kullanımı: “Bedel-i öşür meyve vermeyen ağaç dikilmesi durumunda da alınan vergi türlerinden biridir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Osmanlı imparatorluğuna Eflak, Boğdan ve Venedik gibi Müslüman olmayan devletlerin ödediği vergi türü
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı döneminde Bedel-i cizye ödeyen gayrimüslimlerin can ve mal güvenliği devlet koruması tarafından sağlanırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tanzimat’tan sonra Hristiyan tebaadan alına vergi
– Cizye yerine toplanan harç
– Askerlik bedeli
Cümle içinde kullanımı: “Bedel-i askerî gayrimüslimlerden alınan askerlik bedelidir. “
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-edâ
– Nezaketsiz
– Ahlaksız
– Terbiyesiz
– Kaba olan kimse
– Nazik olmayan
– Kötü huylara sahip kimse
Cümle içinde kullanımı: “Güzel ahlaka doyum olmaz fakat bed-edâ hiçbir yere sığınmaz. “
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-du’â
– Birisi için kötü dileklerde bulunmak
– Beddua
– İlenme, ilenç
– Kargış, kargıma
– Telin
– Alkış karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bed-du’â eden dilden hayır bekleme, kelamı kötü olanın içi bataklık doludur.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüreksiz, korkak
– Cesur olmayan
– Tabansız
– Ürkek
– Cesaretsiz
Cümle içinde kullanımı: “Bed-dil olana sevmek ağır ve meşakkatli gelir unutmayasın!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Nazar
– Nazar değme
– Kötü bakış
– Bakışları haset
– Kenafir gözlü
Cümle içinde kullanımı: “Bed-çeşm bakışlı insanlar kötülük saçmak üzere gelmişlerdir dünyaya.”