Kelime Kökeni: Farsça
– Asık suratlı
– Somurtkan
– Huysuz
– Surat asan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bed-çehre bir gelin alıp damınızdaki neşeyi söndürmeyin evladım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Asık suratlı
– Somurtkan
– Huysuz
– Surat asan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bed-çehre bir gelin alıp damınızdaki neşeyi söndürmeyin evladım.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-cins
– Cinsi bozuk
– Ahlaksız
– Soysuz
– Kötü huylu
Cümle içinde kullanımı: “Seni gibi bed-cins herif ne hakla kadınlarımızın adını ağzına alabiliyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kötü kokulu
– Kötü kokan
– Kötü koku saçan
– Pis kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeklerin rayihası varken kokuşmuş bed-bû balıkları kim ellemek ister?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Umutsuz
– Karamsar
– Pesimist
– Nevmit
– Çaresi kalmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bed-bîn düşüncelerim zifiri bir koyuluğa sahipken nasıl güneş gibi gülebilirim?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Talihli kara
– Bahtı kara
– Talihsiz
– Şanssız
– Meyus
– Umutsuz
Cümle içinde kullanımı: “Bed-baht halim nicedir değişmez oldu düştüğüm yerden kalkamaz oldum.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedâyi+Farsça-perver
– Güze sanatlarla uğraşan kimse
– Sanatkar
– Sanatçı
– Sanat eri
– Eser veren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ülkemizin Bedâyi-perver aydınlara ihtiyaç duyduğu aşikardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedâyi’+Farsça-perest
– Sanatçı olarak
– Eser veren kişi tarafından
– Sanatkar olarak
Cümle içinde kullanımı: “Bizler ki gözü edebi güzelliklere aşina olmayanlar Bedâyi-perestâne size danışmak lüzumunu gördük.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedîhe çoğul biçimi
– Doğmaca söylenen sözler
– Doğaçlama sözler
– İçten geldiği gibi söylenen
Cümle içinde kullanımı: “Bedâyih lafların altında kalmak kolaydır çünkü yürekten gelenle savaşmak zordur.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedî’a çoğul biçimi
– Mükemmel
– Estetik güzellikler
– Estetik değeri yüksek olan
– Eşi benzeri az bulunan
– Güzelliği şaşırtan nadir bulunan eser
Cümle içinde kullanımı: “Derviş derki; Bedâyi güzelliğin sırrı içten gelir dışla alakası yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Göçebelik
– Hadâret karşılığı
– Bedevilik
– Yörüklük
– Gezgincilik
Cümle içinde kullanımı: “Bedâvet yaşayan toplumlar için gökyüzü tavan, geniş yaylalar ve yeşil otlar evdir.”