Kelime Kökeni: Farsnça-bender’in Arapça çoğul biçimi
– Ticaret iskeleleri
– Ticaret yerleri
– Ticaretin yoğun olduğu limanlar
Cümle içinde kullanımı: “Denizlere kardeş olan ülkelerde benâdir meşhurdur halk geçimini oradan sağlar.”
Kelime Kökeni: Farsnça-bender’in Arapça çoğul biçimi
– Ticaret iskeleleri
– Ticaret yerleri
– Ticaretin yoğun olduğu limanlar
Cümle içinde kullanımı: “Denizlere kardeş olan ülkelerde benâdir meşhurdur halk geçimini oradan sağlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-bunduk çoğul biçimi
– Fındıklar
– Yuvarlak kurşunlar
– Fındık gibi yuvarlak olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Hemen hemen hepsi benâdık halde avuçları arasında peyda oluyordu.”
Deyim
– Leke peyda olmak
– Gözüne ben düştü
– Saçta sakalda beyaz tellerin oluşması
– Üzümlerin olgunlaşmaya başlaması
Cümle içinde kullanımı: “Bağlardaki üzümlere ben düşmeye başladığına göre hasat yakındır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tende özellikle yüzdeki tabi benek
– Hâl
– Tekil birinci zamiri
– Bencillik
– Ego
– Harman
– Benlik
Cümle içinde kullanımı: “Ben ki seni görmek için çıldırır yanına geldiğimde ancak ayakkabılarımın ucuna bakabilirdim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çok beyaz
– Pırıl pırıl
– Apak
– Her yeri beyaz olan
– Tertemiz
Cümle içinde kullanımı: “Bembeyâz hayallerden duman rengi hüzünlere dalmaya başladığımızda büyüdüğümüzü anladım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tasa
– Acı
– Keder
– Kaygı
– Gam
– Fıkıh terimi
– Istırap
Cümle içinde kullanımı: “İçine düştüğümüz belvâ öyle hafife alınacak olsaydı intiharın eşiğinde dolanmazdık.”
Kelime Kökeni: Arapça-ballût
– Meşe ağacı
– Palamut
– Meşe ağacının meyvesi
Cümle içinde kullanımı: “Belût hem derde deva hem de üretimde kullanılan bir ağaç türü olduğu için buralarda çok yetiştirilir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yutak ile ilgili
– Gırtlak ile yemek borusu arasındaki boşluk
Cümle içinde kullanımı: “Büyükçe ellerini boynuna götürüp bel’ûmî bir hastalığı olduğunu anlatmaya çalışıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yutak
– Farinks
– Kaslı bir kanal
Cümle içinde kullanımı: “Verdikleri ilaç öyle acıymış ki bel’ûm da kaldı gitmiyor bir türlü.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Geniş, enli
– Dar karşıtı
-Derin
– Obur
Cümle içinde kullanımı: “Belû bayağı büyük bir çuval bulup içine doldurmak lazım tüm meyveleri. “