Kelime Kökeni: Sıfat ve Zarf
– Binlerce
– Pek çok
– Çok sayıda
Cümle içinde kullanımı: “Bin bin dökülen hazan yaprakları gibi geçip giden günlerin hatırasındayım.”
Kelime Kökeni: Sıfat ve Zarf
– Binlerce
– Pek çok
– Çok sayıda
Cümle içinde kullanımı: “Bin bin dökülen hazan yaprakları gibi geçip giden günlerin hatırasındayım.”
– İsnat etmek
– Dayandırmak
– Kurmak
– Yapmak
– Oluşturmak
– İnşa etmek
– Hazırlamak
– Monte etmek
Cümle içinde kullanımı: “Felek bizi ayrı koysa ne gâm, ben size olan aşkımı geçmiş ve geleceğe binâ ettim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Atlas veya ipek ile karışık dokunmuş düş kumaş üzerine kılaptanla iri veya ufak serpme dallar işlenmiş elbiselik kumaş
– Sırma ile üstüne desen ve çiçek işlenen giysi
– Kına gecesinde geline giydirilen kaftanlı elbise
Cümle içinde kullanımı: “Bindallısını giymiş kırmızı örtülü gelin avucuna koyulan kınayla saadetini mühürlüyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bunun üzerine
– Bundan dolayı
– Bu sebeple
– Bundan ötürü
Cümle içinde kullanımı: “Binâ-berîn verdiğiniz zarardan kolay kolay paçanızı kurtaramayacaksınız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Binbaşı
– Tabur komutanı
– Yüzbaşının bir üst rütbesi
Cümle içinde kullanımı: “Bin Beği gelmeden askerleri nizama sokmak, etrafı kolaçan edelim önce.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Binlerce
– Çok sayıda
– Pek çok
Cümle içinde kullanımı: “Bu sene ağaçların meyveleri şükür bin arttı, gelecek sene de aynı bolluğu görürüz inşallah.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi bebniye
– Yapı yapma, kurma
– Tesis
– İstinat
– Dayama
– Bir davaya bir şeyin üstüne kondurma
– İnşa
– Yapı
– Arap gramerinde yapı ve cümle bilgisi
– Gerdeğe girme
– Çatı
– Görücü
– İnşaat
– Konut
Cümle içinde kullanımı: “Yapılması istenen bînâ ancak gelecek sene başlayabilir bu hava şartlarında imkansız görünüyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat-ad
– On kere yüz
– Dört hanede yazılan rakam
– Elf
– Hezâr
– Pek çok
– Zade
– Velet
– Oğul
– Görünen
– 1000
– 999 sayısından sonra gelen
Cümle içinde kullanımı: “Bin kez söylesen de nefesini tüketsen de ben yine aynı hataya düşecek insanlara güvenmeye devam edeceğim.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-mürüvvet
– Mürüvvetsiz
– İnsaniyetsiz
– İnsanlığı olmayan
– İnsanlığa uygun olmayan şeyi yapan
Cümle içinde kullanımı: “Ailemde bî-mürüvvet bir fert yok hepsi vicdanı yüksek, insanlara zarar vermekten çekinen kişilerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-müdânî
– Eşsiz
– Benzersiz
– Benzeri olmayan
– Tek
– Eşi olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ay yüzlümün bî-müdânî güzelliği dillere destandır o yüzden kimseler görsün istemem.”