Kelime Kökeni: Zarf ve Sıfat
– Binlerce
– Pek çok
– Çok sayıda
Cümle içinde kullanımı: “Binler on bin yıllar geçmiştir insanlık tarihinde, görünen o ki insan olan ademoğlu hala bencilliğinin külfetinde yaşıyor.”
Kelime Kökeni: Zarf ve Sıfat
– Binlerce
– Pek çok
– Çok sayıda
Cümle içinde kullanımı: “Binler on bin yıllar geçmiştir insanlık tarihinde, görünen o ki insan olan ademoğlu hala bencilliğinin külfetinde yaşıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ata binen kimse
– Süvari
– Atlı asker
– Atlı
Cümle içinde kullanımı: “Binitlü askerlerin atları tez tımarlanıp doyurulsun uzun yola çıkacaklar ertesi gün.”
Kelime Kökeni: Ad
– Binecek hayvan
– Binecek hayvan ve benzeri
-Binek atı
Cümle içinde kullanımı: “Tez getirin en iyi binitleri bu akşam yola revan olacağımızı bilsinler.”
Kelime Kökeni: Farsça-Ad
– Görme yetisi
– Görme gücü
– Rüyet
– Atlı alay
– Alimlerin bilginlerin giydiği kıyafet
– Ata binme biçimi
– Bakma
– Görme kabiliyeti
– Binme işi
Cümle içinde kullanımı: “Ata binişlerini görmedin değil mi tam bir ustalık ve kabiliyet eseri gibiydi.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-nikâb
– Örtüsüz
– Peçesiz
– Örtüsü olmayan
– Açık seçik
– Gizlenmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bakışlarınızda saklayamadığınız bî-nikâb düşmanlık ayan beyan görünmekte.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-nihâye
– Tükenmez
– Nihayetsiz
– Sonsuz
– Sonu gelmez
– Bitip tükenmez
– Bitmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bî-nihâye bu aşk ikimizi de sefil edecek diye asla korkmadım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ata binme
– Ata binme sanatı
– Fürusiyet
– Ata binme sporu
Cümle içinde kullanımı: “Binicilik konusunda usta olan bir seyis çağırdık yarın itibariyle gelecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bundan dolayı
– Böylelikle
– Bunun üzerine
– En sonunda
– Bu biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Binâ’en alâ zâlik gelen misafirler konaklama yerine götürülerek her hizmetleri karşılanacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– İstinat ederek
– Dayanarak
– Bu sebepten
– Mebni ve müstenid olarak
– Yaslanarak
– Kuvvet alarak
Cümle içinde kullanımı: “Suç üstü yakalanmanıza binâ’en affedilmeniz söz konusu bile olamaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gemi teknelerinin inşaatına nezaret eden memur
– İnşaatı kontrol eden memur
Cümle içinde kullanımı: “Binâ emini olan büyük amcamızın bıraktığı tarlalar yarım asırdır ailemizin tek geçim kaynağı olmuştur.”