Kelime Kökeni: Farsça
– Ayağı olmayan
– Ayaksız
– Dayanaksız
– Mesnetsiz
– Desteksiz
– Dayanağı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Tıkanan duygularımızın karşılığı bî-pâ acılara karışıyorsa nasıl yutkunacağız?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ayağı olmayan
– Ayaksız
– Dayanaksız
– Mesnetsiz
– Desteksiz
– Dayanağı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Tıkanan duygularımızın karşılığı bî-pâ acılara karışıyorsa nasıl yutkunacağız?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Binilecek
– Binmeye özgü
– Biniş
Cümle içinde kullanımı: “Binü atları getirecek olan yiğidin dağda önünü kesmişler. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Üzümün kızı
– Şarap
– Mey
– Üzümden yapılan alkollü içecek
Cümle içinde kullanımı: “Bintü’l-ineb, derdime sızıp kafamı bulandıran ama gönlümü hoş tutan dilberim.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi benât
– Kız
– Kız çocuğu
– Dişi çocuk
– Dişi
Cümle içinde kullanımı: “Fatıma bint-i Resul-i Ekrem”in göz nuru en nadide çiçeği bu dünyada yüzünü güldürenidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Nispeten
– Nisbetle
– Oldukça
– Bir dereceye kadar
– Kıyaslayarak
– Yetecek kadar
Cümle içinde kullanımı: Binnisbe dayanabildiğim müddetçe bu yükü omuzlarımda mezara götüreceğim.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Sonuç olarak
– Nihayet, nihayetinde
– Neticede
– Sonunda
– Son derece
– Sonucunda
Cümle içinde kullanımı: “Binnetîce ayrı düştüğümüz onca yıldan ve yoldan sonra bir araya gelmek felaketimiz olurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kendi kendine
– Yalnız başına
– Kendiliğinden
– Bizatihi
Cümle içinde kullanımı: “Binnefsihi düşündüm taşındım, bu hayatın bana kattığı onca acı ve kederin arasında minik mutluluk çiçekleri de açtı.”
– Hayvanın üstüne çıkmak
– Abanmak
– Artmak
– Eklenmek
– Üzerine çıkmak
– Süvar olmak
– Rükûb etmek
– Gemi ve araba gibi araçlara binmek
– Binek hayvanı kullanmak
– Üzerine kapanmak
– Üstüne çıkmak
Cümle içinde kullanımı: “Atın üzerine öyle bir binişi var ki sanırsın şimşek kadar hızlı ve çevik.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bin kuruş değerinde olan para
– Bin arşın uzunluğunda olan ölçü
– Üç litrelik şişe
– Bin tane
Cümle içinde kullanımı: “Binlik binlik toplanan paraların hepsi devlet hazinesine aktarılacaktır.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Pek çok
– Çok sayıda
– Yeterinden fazla
– Bir hayli
Cümle içinde kullanımı: “Binlerce soru yöneltmekten çekinmeyin, gerçeğin peşinde koşmaktan bir an olsun çekinmeyin.”