Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kıymetli
– Pahalı
– Değerli
– Fiyatı yüksek
Cümle içinde kullanımı: “Bişbahâ taşları kuyumculukta kullanıyor asiller için küpeler ve bilezikler tasarlıyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kıymetli
– Pahalı
– Değerli
– Fiyatı yüksek
Cümle içinde kullanımı: “Bişbahâ taşları kuyumculukta kullanıyor asiller için küpeler ve bilezikler tasarlıyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Esir
– Tutsak
– Köle
– Altın ve gümüş yapımı kakma
– İşleme
– Kuvvetsiz
Cümle içinde kullanımı: “Harp sonunda yakalanan bişârlar, belli bir müddet sonunda serbest bırakılacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ziyade
– Çok
– Daha çok
– Daha fazla
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çokluk
– Bolluk
– Çoğunluk
– Fazlalık
Cümle içinde kullanımı: “Biz azalttık Allah bisyârî versin, dolsun taşmasın inşallah.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çok
– Bol
– Kesir
– Ziyade
– Fazla
– Daha çok
– Kesret üzere olan
Cümle içinde kullanımı: “Bisyâr sirayet eden hastalığın müphem sonuçlar doğurmasından endişe etmekteyiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-sükûn
– Hareketsiz
– Durgun
– Sönük
– Durağan
– Hareket etmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bî-sükûn kalan adımlarımın müsebbibi senken sana nasıl koşarım?”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-sutûn
– Direksiz
– Desteksiz
– Kolonsuz
– Sütunsuz
– Gökyüzü
– Ünlü masal kahramanı Ferhat’ın deldiği dağın ismi
Cümle içinde kullanımı: “Kardeş kardeşin evidir, bir insanın kardeşi gitti mi bî-sutûn kalır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Faydasız
– Yararsız
– İşe yaramaz
Cümle içinde kullanımı: “Bunca bî-sûd adamı sen başımıza topladın şimdi çalıştır bakalım tarlada toprakta.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yirminci
– On dokuzdan sonra gelen
– 20.
– Yirmi sayısının sıra sıfatı
Cümle içinde kullanımı: “Bistûm da yer alan kaideye göre hane halkı senelik vergisini ödemekle mükelleftir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yatak
– Döşek
– Yer yatağı
– Fidan ekilen yer
Cümle içinde kullanımı: “Müstakil evlere serilen bisterler ancak misafir geldiğinde sabah ezanından sonra kaldırılır.”