Kelime Kökeni: Zarf
– Buraya
– Burada
– Bu yerde
Cümle içinde kullanımı: “Bunda ne var da büyüttünüz bu kadar kız istediğini sevmekte gönlüne almakta özgürdür.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Buraya
– Burada
– Bu yerde
Cümle içinde kullanımı: “Bunda ne var da büyüttünüz bu kadar kız istediğini sevmekte gönlüne almakta özgürdür.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Böyle
– Bu tarzda
– Bu halde
– Bu kadar
– Bu miktarda
– Bu denli
Cümle içinde kullanımı: “Buncılayın gam bizi yıkmaz be oğlum biz ne kara günler atlattık bilsen.”
Kelime Kökeni: Sıfat ve zarf
– Bu kadar
– Bunun gibi
– Bu kadar küçük
– Bunun gibi
– Buna benzer
Cümle içinde kullanımı: “Buncağız şeyden zarar gelir mi yavrum daha neler görecek neler duyacaksın insanlardan.”
Kelime Kökeni: Zarf ve sıfat
– Birçok
– Pek çok
– Epey
– Bu denli
– Epeyce
– Hayli
– Oldukça
Cümle içinde kullanımı: “Bunca eziyet ve gayretin bedeli ağır sözler ve iftira olmamalıydı.”
– Ateh getirmek
– Alıklaşmak
– Söylediğini bilmez olmak
– İhtiyarlıktan çocuk gibi olmak
– Frengi
– Yaşlanmak
Cümle içinde kullanımı: “İyiden iyiye bunadın galiba bu yaptıklarının başka bir açıklaması olamaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sıkıntı
– Karışık durum
– Cefa
– Eziyet
– Meşakkat
– Alık alık davranmak
– Çok sıkıntı içinde olmak
– Sıkılmak
– Tedirgin olmak
– Nefes alamamak
Cümle içinde kullanımı: “Çoğun kalabalık içinde bunalmak, nefes almada zorluk çekmek doğal bir durumdur.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bunamış
– Fertût
– Ateh getirmiş
– Ma’tûh
– İhtiyar
Cümle içinde kullanımı: “Bunak biri gibi konuşmayı bırak da yanıma gel otur işin aslını öğren.”
Kelime Kökeni: Ad
– Keder
– Gam
– Sıkıntı
– Kaygı
– Istırap
Cümle içinde kullanımı: “Bitip tükenmeyen bun, insan hayatının gerçeğidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çorak yer
– Bitkisi olmayan toprak
– Verimsiz yer
Cümle içinde kullanımı: “Bûm-şûre topraktan alacağın hasat ailenin karnını doyurmaz.”