Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Miraçta Hz. Muhammed’in bindiği at
– Hızlı giden
– Yıldırım gibi hızlı olan
– Peygamberin Miraç gecesindeki biniti
Cümle içinde kullanımı: “Burak ismini verdikleri nur topu gibi bir oğulları oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Miraçta Hz. Muhammed’in bindiği at
– Hızlı giden
– Yıldırım gibi hızlı olan
– Peygamberin Miraç gecesindeki biniti
Cümle içinde kullanımı: “Burak ismini verdikleri nur topu gibi bir oğulları oldu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bu yer
– Burası
– İşaret sıfatı
Cümle içinde kullanımı: “İçimdeki depremleri görmek istiyorsan bura ta yanıma gel ve gözlerimin içine bak.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Sıkıntılı
– Kasvetli
– Meşakkatli
– Mukassi
Cümle içinde kullanımı: “Herkes bunlu herkes kederli kimseye halini soramaz olduk.”
– Dertleşmek
– Yanıp yakılmak
– Derdini anlatmak
– Kederini anlatmak
Cümle içinde kullanımı: “Bizler hesapsız kitapsız ilişkilerin adamı olduk, aradığımız tek şey bunlaşmaktı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tatar oku
– Venedik kenti
– Tatar yayı
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerden kalma müzede gösterilen Bundukiyye’yi gördün mü şahane bir şey.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Fındıkla ilgili
– Fındıkla alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Bundukî konularının geçtiği tüm sohbet konularını ve kitapları okudum.”
Kelime Kökeni: Arapça-bunduk+Farsça-dâr
– Fındıkçı
– Fındık satan kimse
– Fındık yetiştiren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bunduk-dâr olarak kazandığı parayla Karadeniz’de birçok kızı okutup meslek sahibi olmasını sağladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Fındıkçı
– Fındık yetiştiren satan kimse
– Oynak
– Cilveli
– Cilvekâr
Cümle içinde kullanımı: “Bundukcı bir kadın olduğunu ben dahil tüm kasaba biliyor zaten.”
Kelime Kökeni: Arapça-benâdık
– Fındık
– Küçük taş
Cümle içinde kullanımı: “Bunduk yiye yiye etrafta dolanıyor bu kadar enerjiyi ne yapacak bilmem.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yoldaş
– Arkadaş
– Sırdaş
– Yaren
– Refik
Cümle içinde kullanımı: “Bundaş biri olsun yanımda konuşacak başka bir şey aramam.”