Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Atın attığı çifte
– Eşek, katır gibi hayvanların attığı çifte
– Müsavi
– Denk
– Eş
– Benzer
– Aynı derecede
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda eşeğin ayakları altında cüfte yedi gördü gününü.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Atın attığı çifte
– Eşek, katır gibi hayvanların attığı çifte
– Müsavi
– Denk
– Eş
– Benzer
– Aynı derecede
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda eşeğin ayakları altında cüfte yedi gördü gününü.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tek olmayan
– Çift
– İkili
– Eşi olan
– İki eş
– Biri erkek biri kadın
– İki tekten oluşan
Cümle içinde kullanımı: “Cüft pabuç giyilir de cüft yatakta yatılmaz derler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çukur
– Boşluk
– Aşağı çökmüş olan
– Oyuk
Cümle içinde kullanımı: “Yeryüzünde cüfer doludur, karanlıkla birlikte aydınlıkta yükselir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüfre çoğul biçimi
– Çukurlar
– Mezarlar
– Ateşli hastalık
– Kuvvet
– Takat
Cümle içinde kullanımı: “Hepimizin içinde bir cüfer taşır, yaşamla başlayacak ve onunla bitecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Faydasız yere
– Boşuna
– Beyhude
– Boşu boşuna
– Yararsız
– Nafile
Cümle içinde kullanımı: “Cüfâ’en işlerle övünmez ancak ağustos böceğine yaraşır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Su üzerindeki çerçöp
– Köpük
– Denizde oluşan beyaz kabarcık
Cümle içinde kullanımı: “Dalganın denize olan hürmetidir cüfâ, beyaz gelinler gibi kıyıya vurur.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüff
– Dimağa işlemiş olan baş yarığı
– Kof
– İçi boş
– Yetkisiz
– İçeriği boş olan
Cümle içinde kullanımı: “Çürümeye yüz tutmuş cüf kalbiniz sanmıyorum ki huzur bulabilsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedr, cidâr çoğul biçimi
– İnce deriler
– Duvarlar
– Zarlar
– Çeperler
Cümle içinde kullanımı: “Sıkı sıkıya inşa edilmiş cüdür, ancak imanla inançla yıkılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedid çoğul biçimi
– Yeniler
– Ecdâd
– Dedeler, babalar
Cümle içinde kullanımı: “Cüdûd nice kötülüğü nice iyiliği görmüş geçirmiş gelecek nesillere aktarmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cidâr çoğul biçimi
– Duvarlar
– Dikey düzlemler
– Cedrler
Cümle içinde kullanımı: “Yıkılmaz sandığınız cüdrân nihayetinde ailenizin tepesine göçtü.”