Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dünyanın dört bir yanı
Cümle içinde kullanımı: “İçstersen âr-divâr dolaş, gez aradığını ancak kalbinin derinliklerinde bulursun.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dünyanın dört bir yanı
Cümle içinde kullanımı: “İçstersen âr-divâr dolaş, gez aradığını ancak kalbinin derinliklerinde bulursun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– On dördüncü
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-dehum da geleceğini söylemiş sonra sırra kadem basmıştı.””
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dolunay
– On dört
– Kumar oyunu
– Bedir
Cümle içinde kullanımı: “Ay Çâr-dehi gösterdiğinde huzursuzluk basar buraları.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört vuruş
– Melâmilikte saçı sakalı ustura ile tıraş geleneği
– Saçı, sakalı, kaşı ve bıyığı kesme
Cümle içinde kullanımı: “Sünni tarikatlerinden biri olan Melâmilikte gösterişten uzak durmak maksadıyla erkekler Çâr-darb eder.”
Kelime Kökeni: Ad
– İstanbul’a dışarıdan getirilen sebze ve meyvelerin verisini toplayan görevli
Cümle içinde kullanımı: “Geçen sene İstanbul’a Çardak Emîni olarak atandığını duyduk son yılını bu görevi ifa ederken harcamış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört kemer teşkil eden ufak köşk
– Dört direk üzerine çalı çırpıdan yapılmış bahçıvan ve bekçi kulübesi
– Barınak
– Kameriye
– Melce
Cümle içinde kullanımı: “Çardakta oturur birer kahve içer ayrı kaldığımız günleri telafi ederiz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gereksiz harcama
– Gereksiz ziyan
Cümle içinde kullanımı: “Ömrümü bir hiç uğruna çarçur etmiş ışıksız odalarda solmak zorunda kalmışım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çerçeve
– Kenarlık
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-çûbe içine alınan sözlerin manasını herkesin anlayacağını sanmıyorum.
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dört göz
– Yürekten isteme anlamında
– Gözlüklü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-çeşm beklediğim felek, seni bir gün kapıma getir gönlümü çaldırır mı?”
Kelime Kökeni: Zarf
– Hemen
– Derhal
– Çabucak
– Vakit kaybetmeden
– Hemencecik
Cümle içinde kullanımı: “Çarçabuk kırılan kalbinin sorumlusu sen değilsin, seni kırılganlaştıran sevdiklerin.”