Kelime Kökeni: Farsça-çâr+cûy-Arapça fıtrat
– Dört unsur
– İnsanın yaradılışında bulunan dört madde
– Kan, safra, balgam, lenfa
Cümle içinde kullanımı: “İnsanı kana cana getiren Çâr-cûy-ı fırat biride sevda değiş midir?
Kelime Kökeni: Farsça-çâr+cûy-Arapça fıtrat
– Dört unsur
– İnsanın yaradılışında bulunan dört madde
– Kan, safra, balgam, lenfa
Cümle içinde kullanımı: “İnsanı kana cana getiren Çâr-cûy-ı fırat biride sevda değiş midir?
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört yan
– Dört taraf
– Dört cihet
– Dört doğrultu
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-cihet düşmanlarla doluyken acılı çığlıklarımız yüreklerimizde yankılanıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Medet
– Çare
– İlaç
– Dört
– Rus imparatorlarına verilen unvan
– Bulgar krallarının ismi
– Cihar
Cümle içinde kullanımı: “Kitaptaki ana karakter Çâr’ın hazin sonu bayağı yürek paralayıcıydı.”
– Çarpınmak
– İki tarafına kendini çarpar gibi serî hareketler yapmak
– Çırpınmak
– Debelenmek
– Kımıldamak
Cümle içinde kullanımı: “Dediler gibi bir o duvardan bir o duvara kendini çapunıyor, feryat ediyordu.”
– Akın etmek
– Düşman toprağında yağma yapmak
– Bir yeri soymak
– Yağmalamak
Cümle içinde kullanımı: “Orduların çapulladıkları ganimetleri geri almanın tek yolu önce onları yenmektir.”
– Talan etmek
– Yağmalamak
– Yağma etmek
– Malı alıp kaçmak
Cümle içinde kullanımı: “Düşman askerlerinin elinde çapul edilen malları kurtarmak o kadar kolay değil.”
Kelime Kökeni: Ad
– Düşman toprağına atla hücum eden akıncı
– Yağmacı
– Plaçkacı
– Talancı
– Yağma eden ordu
Cümle içinde kullanımı: “Vatanımızı çapulcuların eline bırakacak değiliz ya.”
Kelime Kökeni: Ad
– Düşman toprağını basan akıncıların ettikleri yağma
– Düşman toprağından alınan mal
– Ganimet
– Plaçka
– Talan
Cümle içinde kullanımı: “Bütün çapulcular buraya toplandığına göre olay çıkacak demektir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
-Arkurı iliklenen veya bu vaziyette düğmeleri bulunan kavuşturma yelek
– Arkurı takılan fişeklik
– Silahlık
– Palaska
– Birbiriyle kesişen
– Karşılıklı
Cümle içinde kullanımı: “Çapraz bağları kopmuş bu yüzden ameliyata alındı, çıkmasını bekliyoruz.”
– Sıkışmak
– Kenetlenmek
– Birbirine geçmek
– Yaklaşmak
– Sığdırılmak
Cümle içinde kullanımı: “Çapaşıp duracaklarına ayrı ayrı işlere girişseler halledecekler ama vakit kaybediyorlar.”