Kelime Kökeni: Özel ad
– İstanbul
– Çarın şehri
– Slavların İstanbul’a verdiği eski isim
Cümle içinde kullanımı: “Çarigrad, İngiliz ve Ruslar arasında İstanbul’a verdikleri addır. “
Kelime Kökeni: Özel ad
– İstanbul
– Çarın şehri
– Slavların İstanbul’a verdiği eski isim
Cümle içinde kullanımı: “Çarigrad, İngiliz ve Ruslar arasında İstanbul’a verdikleri addır. “
Kelime Kökeni: Rusca-tsaritsa
– Rus imparatorunun karısına verilen ünvan
– Kadın çara verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Kitapta adı geçen Çariçe gerçek hayattan alıntılanmış bir hikaye aslında. “
Kelime Kökeni: Ad
– Köylülerin giydiği ayakkabı
– Bağlamalı hafif iskarpin
– Tekerleğin altına koyulan pabuç
– Cüzdan
– Demir levha
Cümle içinde kullanımı: “Ayağında çarık olan kişileri evinize kabul edecek değilsiniz herhalde?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Semavî
– Kutsal
– Dönen
– İlahi
– Gökle ilişkin
Cümle içinde kullanımı: “Bizler için yazılmış bir kader var çarhî adaletin reva gördüğü!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Mevlevi dervişlerinin sema yaptıkları yer
– Semahane
Cümle içinde kullanımı: “Dervişler için özel bir bölüm olarak inşa edilen Çarh-gâh, zikir ayinleri için hazır durumda.”
Kelime Kökeni: Ad
– Makinist
– Makinenin tekerleğini döndüren kişi
– Bileme işini yapan kimse
– Bileyici
– Çarkçı
Cümle içinde kullanımı: “Kurban gelmeden tüm satır ve bıçakları çarhçıya götürmek lazım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ordunun ileri sınıfında savaşan asker
– Seçkin süvari gücü
Cümle içinde kullanımı: “Şerefli Osmanlı ordusunu oluşturan çarhacılar önde gelen askerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Girdap
– Burgaç
– Anafor
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzü değişmeye başladığında çarh-âbın gelişinden korkun.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tuzak
– Kalkan
– Çıkrık gibi dönen yuvarlak dolap
– Askerlerin yapmış olduğu eğitim
– Talim
Cümle içinde kullanımı: “Gelen habere göre askerde çarha sırasında düşüp ayağını kırmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Dokuzuncu gök
– Eski Türk inanışı
– Bay Ülgen
– Gök Tanrıya verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Eski Türkler, çarh-ı nühümü Tanrı olarak kabul etmiş ve saygı duymuşlardır.”