– Vurdurmak
– Çaldırmak
– Müsademe ettirmek
– Vurmasını sağlamak
– Çarpışma
Cümle içinde kullanımı: “İki arkadaşı birbirine çarpdıran ayrı düşüren hayat bize neler yapmaz!”
– Vurdurmak
– Çaldırmak
– Müsademe ettirmek
– Vurmasını sağlamak
– Çarpışma
Cümle içinde kullanımı: “İki arkadaşı birbirine çarpdıran ayrı düşüren hayat bize neler yapmaz!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört ayaklı hayvanlar
– Öküz, koyun, deve, inek vb. hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-pâların başında duracak maharetli bir çoban bulundu geldi.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– İster istemez
– Çaresiz
– Zorunlu olarak
– Elinde olmadan
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-nâçâr mahkumiyeti kabullenmiş gibi davrandı bir çıkar yol bulunasıya kadar tutuklu kalacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-çâr+Arapça-mısrâ
– Rübaî
– Dört dizeli özel koşuk
– Ahrep
Cümle içinde kullanımı: “Aruz ölçüsüyle yazılan Çâr-mısrâ, divan edebiyatımızın nazım biçimlerinden biridir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Suçluları haça germek için kurulmuş salip şeklinde darağacı
– Çarmıh
– Gemilerde tayfaların koğuşları
– İdam cezası içim kurulan alet
Cümle içinde kullanımı: “Gözünden bir kez düştüm ve sen beni ömür boyu çarmıha gerdin!”
Kelime Kökeni: Farsça-çâr+Arapça-mezheb
– Dört mezhep
– Sünnî, Maliki, Şafiî, Hanbelî
– İslam dinindeki dört mezhep
Cümle içinde kullanımı: “Araştırmalarını Çâr-mezheb üzerine yaptığını söylemişti, sanırım tezini bitirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört unsur
– Dört öğe
– Dört element
Cümle içinde kullanımı: “Doğanın canlılığını korumasını sağlayan Çâr-mâder vardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
-Kitap ciltlerinin aşınmaması için köşelere konulan ve çok kere süslemeli olan bakırdan yapılma üçgencik
– Dört köşe cilt
Cümle içinde kullanımı: “Kütüphanesine o kadar düşkün ki çoğu kitabı çâr-kûşedir.”
– Yön değiştirmek
– Geri dönmek
– Tam tersine dönmek
– Caymak
– Vazgeçmek
– Kararında dönmek
– Çark eylemek
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda yaptığı hatalar kafasına çark etti ve yanlışından döndü.”
Kelime Kökeni: Farsça-çarh
– Bir eksen etrafında dönen tekerlek
– Birliğin yön değiştirmesi
– Çarh
– Tekerlek biçimindeki alet
Cümle içinde kullanımı: “Bu düzen böyle devam ettikçe çarkın sıkıştırıp yok ettiği birçok hayat olacak.”