Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri sınıfından bir bölüğünün giydiği başlık
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı ordusunda dardagan giymiş askerleri görmek mümkündür.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri sınıfından bir bölüğünün giydiği başlık
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı ordusunda dardagan giymiş askerleri görmek mümkündür.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kale döven
– Kabartma nakışlar yapan kimse
– Madeni levhalar üzerindeki nakışlar
Cümle içinde kullanımı: “Darb-zen’in tüm eserlerini duvara asmak istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Darp ile ilgili
– Vurma ile ilgili
– Dövmekle ilgili
– Çarpma ile ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Söz konusu davanın darbî olduğu söyleniyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-darb+Farsça-hâne
– Para basılan yer
– Sikke basılan yer
– Gümüş para basılan yer
– Darphane
– Para basımevi
Cümle içinde kullanımı: “Darb-hâne de çalışmadığımıza göre zengin olduğumuzu iddia edemezsin.”
– Vurmak
– Dövmek
– Çarpma işlemi
– Çarpmak
– Darp etmek
Cümle içinde kullanımı: “Bir kişi darb etmenin suçu sandığın kadar basit değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Vurarak
– Çarparak
Cümle içinde kullanımı: “Kazayla birlikte başına yere darben aldığı hasar en büyüğü.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Şiddeti olan
– Vurulmuş
Cümle içinde kullanımı: “Darbeli bir araba alacağını bilmiyordum görünce şaşırmam o yüzden.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kalp atışı
– Kalp çarpıntısı
– Kalp vuruşu
Cümle içinde kullanımı: “Sevmenin eceli de darbe-i kalb duruşu nefesin tükenişidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Siyasi yönetime son verme
– Siyasi idareyi alaşağı etme
– Bir ülkede yönetimi devşirme işi
Cümle içinde kullanımı: “Darbe-i hükûmet ilan edildiğinde kimse koltuğunda rahat oturamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
-Vurma
– Dokunma
– Kılıçla veya değnekle çarpma
– Başa gelen bela
– Kötülük
– Felaket
– Çarpış
– Kötü duruma düşüren olay
Cümle içinde kullanımı: “İyi günler gelir mi bilmem lakin bunca darbeden sonra yeniden iyileşmeyi umamam.”