Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yazılan
– Derc edilen
– Şedid
– Katı
Cümle içinde kullanımı: “El yazması eserlerinn dâric edilen kısımları halka açılacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yazılan
– Derc edilen
– Şedid
– Katı
Cümle içinde kullanımı: “El yazması eserlerinn dâric edilen kısımları halka açılacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çarpan
– Döven
– Vuran
– Sütünü sağan kimseye vuran deve
Cümle içinde kullanımı: “Denize aşık dalga her sarılmaya meylettiğinde dârib etmeden duramaz.”
– Gücenmek
– Kırılmak
– Hatır kalmak
– Tekdir etmek
– Tazir
– Paylamak
– Azarlamak
– Münfail olmak
– Hiddetlenmek
– İncinmek
– Alınmak
Cümle içinde kullanımı: “Sırrımı sana vermekten değil de darılmandan korkuyorum.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Kırılgan
– Münfail
– Çabuk darılan
Cümle içinde kullanımı: “Benim kalbim çoktandır darılgan sana karşı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tahılın Türklerce eskiden en çok bilinen taneli ismi
– Mısır
– Akdarı
Cümle içinde kullanımı: “Tavuklara darı atmaya gidecekti, kümesin oralara bak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gücenme
– İnfial
– Hatır kalma
– Hiddet
– Tehevvür
– Gazap
– Kırgınlık
– Küskünlük
Cümle içinde kullanımı: “Dargınlık nedir bilmezdim, yüreğimin her yerinde kıymıklar oluncaya değin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– İnfial
– Gücenme
– Hatır kalma
– Hiddet
– Gazap
– Tehevvür
– Küskün
– Soğuk
Cümle içinde kullanımı: “Bir dargın bir barışık giden hikayemiz nihayetinde hazin bir sona yaklaştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dünya ahiret
– Bu dünya ve öteki dünya
Cümle içinde kullanımı: “İnsan dâreyn için sınanır, onun için kanının son damlasına kadar savaşır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ulaştıran
– Saklayan
– Koruyan
– Tutan
– Müstevda
Cümle içinde kullanımı: “Haberi dârende edene suç atmak yerine bir hal çaresini bulmak lazım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ay ağılı
– Hâle
– Görev
– Vazife
– Ödev
– Riske girmek
– Ödev
Cümle içinde kullanımı: “Mektep hocasının vermiş olduğu dâre bitmeden odasından çıkmaz.”