Kelime Kökeni: Arapça-dem’î sözünün müennes dişil biçimi
– Gözyaşı ile ilgili
– Gözyaşı dökmekle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Ey kara, dem’iyye yüküdür bu yüz çiziklerim.”
Kelime Kökeni: Arapça-dem’î sözünün müennes dişil biçimi
– Gözyaşı ile ilgili
– Gözyaşı dökmekle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Ey kara, dem’iyye yüküdür bu yüz çiziklerim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tren yolu
– Trenin geçtiği demir yolu
Cümle içinde kullanımı: “Demiryol da çalıştığı yılları kitaplaştıracağını söylüyor.”
– Kol demiri ile kapatmak
– Etrafını demir ile çevirmek
– Gemi demir atmak
– Limanda durmak
– Demire bağlamak
– Demire vurmak
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda demirleyecek, beni güvenli ve korunaklı tutacak bir liman buldum.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Kutup yıldızı
– Kuzeyi belirleyen yıldız
– Kuzey yıldızı
Cümle içinde kullanımı: “Başka surette görünen yalanlardan korunmak için kendi demirkazığını bulmalısın.
Kelime Kökeni: Ad
– Mıknatıs
– Magnet
– Metalleri ve demiri çeken demir oksit
Cümle içinde kullanımı: “Bozuklukları toplamak için demirkapan kullanmak baya mantıklıymış.”
Kelime Kökeni: Türkçe-sıfat
– Demir rengine çalan
– Kır at
– Gri
– Demir mavisi
Cümle içinde kullanımı: “En sevdiği ata Demirî adını koydu, tüm bakımını da bizzat kendi üstlendi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Zırh
– Demir levhalardan yapılan giysi
– Bürgüt
– Örtenek
Cümle içinde kullanımı: “Savaşa atılmadan önce demirden gömlek giymeli sonra kendini siper etmelisin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Demiri işleyip muhtelif âlât ve edavat yapan sanatkar
– Demir eşya yapan kimse
– Demir satan
Cümle içinde kullanımı: “Babası tüm ömrünü demircilik yaparak geçirmiş bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dışık
– Cüruf
– Demir artığı
– Maden posası
Cümle içinde kullanımı: “Ortaya çıkan demir boklarını temizlemek baya zormuş.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Az evvel
– Az önce
– Hemencecik
– Çabucak
– Kısa sürede
Cümle içinde kullanımı: “Ruhumun karanlık ortasında demincek peydahlandın. “