Namütenahi nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır ve eskimiştir.
uçsuz bucaksız, sonsuz, engin, sonu bulunamayan, sınırsız, nihayetsiz.
Cümle içinde kullanımı:’Ne denizler aştım namütenahi olan sonu gelmeyen, hepside seni görmek içindi.’
Namütenahi nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır ve eskimiştir.
uçsuz bucaksız, sonsuz, engin, sonu bulunamayan, sınırsız, nihayetsiz.
Cümle içinde kullanımı:’Ne denizler aştım namütenahi olan sonu gelmeyen, hepside seni görmek içindi.’
Pestenkerani nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır.
Saçma, değersiz, gereksiz, önemsiz, uyduruk.
Bir üzüme sap olamayan.
En kötüsünü yapana yakışan.
Cümle içinde kullanımı:’İş beğenmezse yakında pestenkerani ikinci adı olacak.’
Merdümgiriz nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
İnsanların işlerine burnunu sokmaktan hoşlanmayan.
İnsanlardan hoşlanmayan, yalnızlık seven, mizantrop, toplumdan uzak duran, insanlar arasına girmekten pek haz etmeyen.
Cümle içinde kullanımı:’İnsani davranışlarından şüphe duymasak da toplumda ki merdümgiriz duruşu onu soyut bir şekilde lanse ediyordu.”
Babayani nedir?
Kelime kökeni: Türkçe sıfattır.
Gösterişsiz, Özenmeyen.
Yaşlı ve görmüş geçirmiş bir adama yakışır biçimde olan, özentisi ve gösterişi olmayan.
Cümle içinde kullanımı:
Tufeyli nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Asalak, virane, yıkık, dalkavuk, çanak yalayıcı, başkasından geçinen, parazit, ekti, salaş.
Cümle içinde kullanımı:’O hep kendi parasını kazanmak istedi babasından geçinen bir tufeyli olmak istemedi.’
Amiyane nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Kibarca olmayan, sıradan, körü körüne, bilgisizce, avamca.
İncelikli olmayan, genel.
Adice. Bayağıca. Cahillere yakışır surette.
Kibarlığa uymayan şekilde.
Cümle içinde kullanımı:’Etrafına karşı böle amiyane davranışlar sergilemeye devam ederse çevresinde kimse kalmayacak.’
Müşkülpesent nedir?
Kelime kökeni: Arapça birleşik sıfat ve isimdir.
Zor beğenir, kolay kolay iş beğenmeyen, iş yapmamak için bahaneler öne süren, titiz.
Cümle içinde kullanımı:’Hangi işe girse beğenmiyordu müşkülpesent tavırlar sergiliyordu’.
Berceste nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfat ve eskimiştir.
Güzel, Latif, zarif, narin, seçilmiş, sağlam, hoş, yükseğe sıçrayan, öne çıkan.
Değerli olan yüksek dize.
Cümle içinde kullanımı:’Çocuklarını küçüklükten beri sıkı tuttuğu için kızları hep berceste ve kibardır.’
Fevkalbeşer nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
İnsanüstü, yüksek nitelikli, üstün nitelikli insan.
Cümle içinde kullanımı:’Onun konumu fevkalbeşer gibi yüksek bir konum olduğu için ne derse yapmalıydım.’
Safderun nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve bileşik sıfattır.
Kolayca kanan, saf, temiz yürekli.
Cümle içinde kullanımı:’Yeni doğan bebekler safderun olduğu için çok masum ve tatlıdırlar.’