Agah Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiştir
Haberdar, Öngörü, Eş anlamlısı haberli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Her işten agah olduğunu biliyorum daha fazla gizleyemezsin bu durumu’.
Agah Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiştir
Haberdar, Öngörü, Eş anlamlısı haberli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Her işten agah olduğunu biliyorum daha fazla gizleyemezsin bu durumu’.
Güya Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Farz etmek, Sözde, Eş anlamlısı sanki
Cümle İçinde Kullanımı:’ Güya verdiğim işi yapacaktı’.
Aheste Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Hafif, Yavaş, Hızlı olmayan, Eş anlamlısı ağır
Cümle İçinde Kullanımı:’ İşimizin acil olduğunu söylemiştim aheste aheste yapmayı bırak’.
Abad Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Ebediyet gelecek zamanlar, Eş anlamlısı bayındır
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle bir zaman gelecek ki o abad zamanları da göreceğiz’.
Kendir Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Bitki, Kenevir, Eş anlamlısı çedene
Urgan, Halat
Cümle İçinde Kullanımı:’ Karşı komşumuz bahçesinde kendir yetiştiriyordu’.
Hercai Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Kararsız, Belirsiz, Sabit olmayan, Eş anlamlısı gelgeç
Cümle İçinde Kullanımı:’ Konuyu çözmek için uğraşmıyordu,sürekli konuyu değiştirme çabasındaydı’.
Lütufkâr Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça luṭf + Farsça -kâr, Eskimiştir
İyilik yapmayı seven, kibar.
Cümle İçinde Kullanımı;’Sizin gibi lütufkâr biriyle çalıştığım için çok şanşlıyım’.
Zanaatkar Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça ṣināʿat + Farsça -kār
Bir zanaatı meslek edinen, belirli bir zanaatla uğraşan emekçi, zanaatçı.
Cümle İçinde Kullanımı;’Ailem beni bu işe türk bir zanaatkarın yanında çırak olarak başlattı’.
Sima Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiştir
Tip, Görünüş, Çehre, Eş anlamlısı yüz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sanki simaları birbirine benziyordu’.
Mehpare Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Çok güzel, Ay parçası
Cümle İçinde Kullanımı:’ Mehpare gibi kadındı görenlerin başını döndürüyordu’.