Ferahfeza nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Türk müziğinde, yegah perdesinde karar kılan makamlardan biri.
Ferah artıran, lale türü.
Cümle içinde kullanımı:’Seranın bir köşesinde ferahfezalar vardı ve çok güzel kokuyorlardı.’
Ferahfeza nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Türk müziğinde, yegah perdesinde karar kılan makamlardan biri.
Ferah artıran, lale türü.
Cümle içinde kullanımı:’Seranın bir köşesinde ferahfezalar vardı ve çok güzel kokuyorlardı.’
Sıhhiye nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Sağlık ile ilgili halledilmesi gereken her şey.
Cümle içinde kullanımı:’Hastaneye gidip akşama kadar sıhhiye yapacak ve sorunun vücudunun neresinde olduğunu anlayacaktı.’
Hazin nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Hüzünlü, üzüntü, acıklı, dokunaklı, gamlandıran, kederlendiren.
Cümle içinde kullanımı:’Müzede öle bir hazin hava mevcuttu ki herkes gergindi.’
Fesih nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma, dağıtma, dağıtılma.
Geniş, açık, aydınlık, kapatma,
Kol veya bacağını çıkarma, sakatlama.
Gereksiz kılma, sona erdirme.
Hukuken geçersiz kılma, bir borcu veya yükümlülüğü ortadan kaldırma.
Cümle içinde kullanımı:’Bu anlaşma fesih edilene kadar mahkeme kararını geri çekmeyeceğiz.’
Sahibe nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Herhangi bir şey üzerinde mülkiyeti olan kadın.
sahip. koruyan, gözeten, Niteliğe sahip olan.
Cümle içinde kullanımı:’Bu evin sahibesinden izin almadan bir işlemde bulunamayız.’
Suret nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Görünüş, biçim, yapı, yol, tarz, resim, fotoğraf, yüz, çehre, imge.
Bir resmin kopyası, nüsha.
Varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü.
Cümle içinde kullanımı:’Yalan söyleyemediği apaçık suretinden de belli oluyordu.’
Debdebe nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Görkem, gürültü, patırtı, gösteri için yapılan gürültü, tantana, haşmet.
Gösteriş, şatafat, ihtişam, at nalı sesi, davul sesi.
Kısa adımlarla ve ayağını vurarak yürüme.
Cümle içinde kullanımı:’Ana sınıfları çok debdebe olduğu için çocuğu kapıda bırakıyor, içeri girmiyordu.’
Müzmin nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Süreğen, uzun vakitli, iyileşemez, kalıcı, kronik.
Uzun zamandır olan.
Ne zaman biteceği belli olmayan.
Cümle içinde kullanımı:’Bu yanık artık senin yüzünde müzmin olacak dediler.’
Şuara nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Birden fazla şair, ozanlar.
Kuran’da sure ismi.
Cümle içinde kullanımı:’Şuara kendi yazdıkları eserinde hayatlarından izler ve dönemin özeliklerini de taşır.’
Tezkire nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
şairlerin hayatlarını ve şiirlerini genellikle öznel bir bakış açısıyla değerlendiren eser.
Tezkere, pusula, hatırlatma yazısı, not.
Devlet’den alınan izin belgesi.
Cümle içinde kullanımı:’Annem çıkmadan önce dolabın üstüne önemli tezkire bıraktığını söyledi.’