Hakiki nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Gerçek, niteliği değişmemiş, aslına uygun olan, öz, sahici, doğru,
Cümle içinde kullanımı:’Şimdiki zamanda hakiki arkadaş bulmak zor.’
Hakiki nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Gerçek, niteliği değişmemiş, aslına uygun olan, öz, sahici, doğru,
Cümle içinde kullanımı:’Şimdiki zamanda hakiki arkadaş bulmak zor.’
Güruh nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü.
Bölük. Cemaat. Takım. Kısım, fevc, çete, zümre.
Cümle içinde kullanımı:’Kendileri zengin diye durumu kendinden düşük olanlara güruh diye hitap ediyorlardı.’
Gıyabi nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Bir kimse bulunmadığı sırada yapılan, verilen.
Uzaktan, görüşmeden olan.
Kulak dan dolma bilgilerle görmeden, tanımadan.
Cümle içinde kullanımı:’İki arkadaş yan yana gelmiş gıyabi hüküm yapıyorlar.’
Fasıl nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Bölüm, kısım, devre, Dönem, devre, zaman aralığı, mevsim.
Belli bir sürede yapılan iş, karşılaşılan durum veya olay.
Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler.
Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi gibi parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna.
Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü.
Cümle içinde kullanımı:’Tiyatro 1 aylık bir fasıl olacak ve bitecek.’
Fahri nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Onursal, gönüllü, karşılıksız, iftiharla, Övünerek.
Cümle içinde kullanımı:’Her hafta sonu fahri olarak huzur evlerine yardıma gidiyor.’
Darphane nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Madeni para basılan yer.
Para basan yer.
Altın, gümüş ve bakır gibi maddelerden para basıp üreten kurum.
Cümle içinde kullanımı:’Kendince yeni bir dükkan açıp darphane yapacaktı.’
Cenup nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Güney bölgesi, güney.
Cümle içinde kullanımı:’Gelen turistler genellikle cenup tarafından oluyormuş.’
Celse nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Oturum, duruşma, oturuş.
Namazda iki secde arasında hareketsiz bir miktar oturma.
Bir meclis veya mahkeme hey’etinin toplanmalarından tatile kadar olan müzakere müddeti.
Cümle içinde kullanımı:’Karısı onu tek celse de boşadı.’
Bizzat nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Aracısız, kendisi olarak, şahsen, zatıyla.
Kendisi, aslında. Kendi zatı ile, binefsihi.
Cümle içinde kullanımı:’Sen bir şeye dokunma bizzat ben gelip bakacağım.’
Bilhassa nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve belirteçtir.
Her şeyden önce, başta, öncelikle.
Özellikle, özel olarak, mahsus.
Cümle içinde kullanımı:O hep bilhassa torunlarım iyi olsun sonra ben derdi.’