Etiket arşivi: Arapça Kelimeler

NAHİYE NEDİR?

Nahiye nedir?

Kelime kökeni: Arapça isimdir.

Bucak, bölge, yan taraf, kenar, civar, çevre.

İdari taksimatta, kazadan küçük, Küçük idari yapı.

Cümle içinde kullanımı:’Bucağa gidince bilgi almak için nahiye müdürüne gittiler.’

NAFAKA NEDİR?

Nafaka nedir?

Kelime kökeni: Arapça isimdir.

Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik.

Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık.

Geçindirmeye mecbur olduğu kimselere veya çocuklarına mahkeme kararıyla verilen iaşe parası.

Yiyecek parası. Geçim için lüzumlu olan şey.

Cümle içinde kullanımı:’Çocuğunun nafaka parasını almak için dava açtı.’

MECMUA NEDİR?

Mecmua nedir? 

Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.

Dergi, Toplanıp biriktirilmiş, tertip ve tanzim edilmiş şeylerin hepsi.

Küçük risale veya farklı kitapların bir araya getirildiği eser.

Toplanıp biriktirilmiş, tertip ve tanzim edilmiş şeylerin hepsi.

Yazma ya da eski basma kitaplarda birden çok kitapçının yer aldığı cilt bütünü.

Cümle içinde kullanımı:’Bunca zamandır yaptıkları mecmuaların hepsi bu odanın ardında.’

İMTİYAZ NEDİR?

İmtiyaz nedir?

Kelime kökeni: Arapça isimdir.

Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık.

Abrika kurmak, maden işletmek için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.

Gedik, ayrıcalık, Kapitülasyon.

Diğerlerinden ayrılmak. Farklı olmak, benzerlerinden ayrılmak.

Cümle içinde kullanımı:’Okuldaki burslu ve normal öğrencilere karşı ayrı imtiyaz yapıyorlardı.’

HAZAR NEDİR?

Hazar nedir?

Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.

Barış ve güven.

Mukim olmak, Yolcu olmamak.

Sulh zamanı. Barış zamanı.

Sabit meskeni olanların oturdukları memleket.

Bir şeyi bir kimseye vermeyip men ve hacr etmek.

Tahta ve kereste kesmeye mahsus su ile işler büyük bıçkı.

Cümle içinde kullanımı:’Arkadaşlar arasında olsa da kavgalar hazar zamanlarında hallolur.’

HASIL NEDİR?

Hasıl nedir?

Kelime kökeni: Arapça sıfattır.

Olan, ortaya çıkan, görünen, Peyda olan, Husule gelen, meydana gelen.

Sığır buzağısı, üreyen.

Yeni başak tutmaya başlamış ekin.

Cümle içinde kullanımı:’Bu seneki tarlaya ekilen tohumlar daha yeni yen, hasıl hala geliyor.’