Sukutuhayal nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Hayal kırıklığı, düş kırıklığı.
Cümle içinde kullanımı:’O hep her konuda örnek olarak annesini sukutuhayale uğratmamaya çalışıyor.’
Sukutuhayal nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Hayal kırıklığı, düş kırıklığı.
Cümle içinde kullanımı:’O hep her konuda örnek olarak annesini sukutuhayale uğratmamaya çalışıyor.’
Müptela nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Bağımlı, tutulmuş, vurgun, aşık.
Kötü alışkanlıkları olan, düşkün, meraklı.
Cümle içinde kullanımı:’Şimdiki zamanlarda müptela olmadan mantık evlilikleri yapılıyor.’
Mücbir nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Zorlayıcı, icbar eden.
Cümle içinde kullanımı:’Kendimce mücbir sebeplerden kurstan ayrılmak zorundayım.’
Lahza nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an.
Göz kırpma, bir bakış atma, en kısa zaman.
Cümle içinde kullanımı:’Küçücük çocuğa lahzayı öğretiyor.’
Gamze nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur.
Yan bakış, göz süzme, sitemli bakma.
Cümle içinde kullanımı:’Sinirinden gamzeli bakışlar atıyordu.’
Tevellüt nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
İnsanın doğumu, doğduğu zaman.
Cümle içinde kullanımı:’Bugün onun tevellüt zamanı kutlamamız lazım.’
İstifham nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Soru.
Sual sorup anlamak, Anlamak için sormak.
Cümle içinde kullanımı:’Türkiye ye ilk defa geldiğinden dil hakkında çok fazla istifhamları vardı.’
Zahit nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren kimse.
Haramdan kaçınan kimse, sofu.
Bağnaz, kaba.
Cümle içinde kullanımı:‘Onda Allah korkusu olduğundan çok zahit bir kişiliği vardır.’
Taassup nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Bağnazlık, vezir.
Haksız yere husumet etmek.
Bir düşünüşe, bir inanışa koru körüne bağlanıp ondan başkasını düşünememek hali.
Cümle içinde kullanımı:’Yıllardır ona taassup olduğundan kolay kolay vazgeçemiyordu.’
Müracaat nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Başvuru, danışma, geri dönmek.
Herhangi bir eserden yararlanma.
Cümle içinde kullanımı:’Ünlü bir firmaya müracaat edeceği söylentileri dönüyor her yerde.’