Egoist Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Kendini ön plana çıkarmak, Kendini üstün tutmak, Eş anlamlısı
Cümle İçinde Kullanımı:’ O benimle konuşmaya dahi cesaret edemez’.
Egoist Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Kendini ön plana çıkarmak, Kendini üstün tutmak, Eş anlamlısı
Cümle İçinde Kullanımı:’ O benimle konuşmaya dahi cesaret edemez’.
Kompres Nedir?
Kelime Kökeni; Fransızca, Compresse
Yaralara müdahalede yada başka bir amaç için kullanılan bir kaç katlanmış bez.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Düşüp dizini yaraladığı için yaralı bölgeye pansuman yapmak zorunda kaldık’.
Enstantane Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Anlık çekim, Hızlı, Poz, Işık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bir kaç tane enstantane fotoğraf çektim’.
Netameli nedir?
Kelimenin Kökeni; Arapça
Güvenli olmayan, Belalı, Şanssız, Pis kokulu
Cümle içinde kullanımı;’O adamın netameli bakışları ve gülüşlerinden hep tırsmışımdır’.
Nizam Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
Sıra, düzen, kural
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Bizim evin nizamında annem başrol oynar’.
Dimağ Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Akıl, Kafatasının içi, beyin, Eş anlamlısı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu konu çoğu insanın dimağını zorlar’.
Müstehzi nedir?
Kelimenin Kökeni; Arapça mustehzī
Alaycı, Alay eden, Sarakacı-eş anlamlısı
Cümle içinde kullanımı;’Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu.’
Bir şekilde herkes aşkı bir kez tanımış, sevmiş veya nefret etmiştir. Kimisi görmeden geçerken, kimisi de peşinden destursuzca koşmuştur. Öyle bir duygudur aşk, düşen de pişman düşmeyen de pişman ateşine.
Peki aşk namelerini bir de ünlü şairlerimizin dizelerinde tavaf etmeye ne dersiniz?
Onlar ki; baskın duygularını beyaz sayfalara akseden gönül yorgunları, bir de onların penceresinden bakalım sevda bahçelerine…
1. Sevdim Seni – GÜLTEN AKIN

“Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
“Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara
Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
Yitik ceren arayı arayı anasını buldu
Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
Soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı Ağustos dindi
Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi”
2. Sana En Çok Ben Yakıştım – Özdemir Asaf

Ben sana hep üşüyordum,
Çünkü kıştım.
Nakıştım, bakıştım.
İnkar etmiyorum da bunu,
Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
Ve lütfen inkar etme;
Sana en çok ben yakıştım.
3. Kimi Sevsem Sensin – ATTİLA İLHAN

“Kimi sevsem sensin hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarım bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin hayret
senden nedense vazgeçilemiyor”
4. Beklenen – NECİP FAZIL KISAKÜREK

“Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?”
5. Hasretinden Prangalar Eskittim – AHMED ARİF

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Art arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…”
6. Biliyorum Sana Giden Yollar Kapalı – CEMAL SÜREYA

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
7. Bir Seni Hala – ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Hasret kalbimden vururken, resmin karşımda duruyor…
Gözümde tüterken yüzün, bütün fotoğraflarda gülümsüyorsun.
Zaten, hep gülümsemez miyiz; bazen gerçek, bazen sahte…
Belki, bir gün birisi özlemle baktığında, mutlu hatırlasın isteriz.
Gelip de geçtiğimizin her zaman bilincindeyizdir de, çok ender fark ederiz.
Ölümle yüzleşene dek, hayat karmaşasında tüketilir günlerimiz.
Kalan oluncaya dek, daha çok üzülürdüm yitenler için…
Yine de ölen için, daha zor olmalı ölmek…
Zaten kolay olsaydı, çoktan bırakmış olurdum hayatın yakasını; her gece kapımı çalmasın diye hasret…
Kulaklarımda çınlamasın diye sesin…
Her gün, tekrar tekrar sevmeyeyim diye seni…
Ve her gece, yanmasın diye içim…
8. Ihlamurlar Çiçek Açtığında II – BAHATTİN KARAKOÇ

Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır anlıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burda değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Gülde çiy damlası… Buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param parçayım.
Bir gün Emirgân’dayım, bir Kanlıca’da,
Üsküdar’da, Beykoz’da, Çamlıca’da.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu deli yürek?
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
9. Buluşmak Üzere – CAN YÜCEL

“Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni”
10. Ben Senden Önce Ölmek İsterim – NAZIM HİKMET

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin…
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar…
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Skolastik Nedir?
Kelime Kökeni: Latince
Eski, Orta çağ dönemlerinde ortaya çıkan düşünce akımı
Aristoteles’in bilimsel sistemini inanç ve bilimle kiliseye uyumlu hale getirme felsefesi
Batı Üniversitelerinde biçimci ve gelenekçi yapısıyla öğretilmeye çalışılan Orta Çağ felsefesi
Cümle İçinde Kullanımı:’ Skolastik düşüncenin hala daha günümüzde ortaya çıkan yeni neferleri varken, yeni düşünce yapısını anlatabilmek o kadar kolay olmuyor’.
Keza Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça, keẕā
Tekrarlamalardan kaçınmak amacıyla ‘aynı biçimde, aynı, böyle, böylece, öylece’ anlamlarında kullanılır.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Arkadaşım futbola ilgi duymaz sanırdım keza oda duyarmış ama belli etmezmiş’.