ATRAKSİYON NEDİR?

Atraksiyon Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca, İsimdir

Eğlence mekanlarına gelen kişileri eğlendirmek amaçlı yapılan, dikkat çekici şov, Gösteri.

Eş anlamlısı Eğlendirici

Cümle İçinde Kullanımı:’ Ne zamana kadar böyle üzgün duracaktı ki, onunda atraksiyona ihtiyacı vardı.’

ASORTİK NEDİR?

Asortik Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca, Sıfattır

Kıyafet konusunda renkleri uyumlu olan, ahenkli giyinen kimse,

Eş anlamlısı Sosyetik

Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle asortik giyiniyordu ki dikkat çekmeyi başarıyordu’.

NAVİGASYON NEDİR?

Navigasyon Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca

Bir yerden bir yere ulaşmak için yolu daha kolay bulmamızı sağlayan cihaz,

Eş anlamlısı Yönleme

Cümle İçinde Kullanımı:’ Arabada ki navigasyon cihazının bozulduğunu yol da kaybolunca anlamıştım’.

MİTİNG NEDİR?

Miting Nedir?

Kelime Kökeni: İngilizce.

Herhangi bir olaya dikkat çekmek , bir durumu dile getirmek veya protesto etmek amaçlı yapılan açık hava toplantısı.

Eş Anlamlısı: Gösteri.

Cümle İçinde Kullanımı:’İşten çıkarılan insanlar iş bulamayınca miting düzenlediler’.

Dünyanın En büyük Şovu- Rio Karnavalı Nedir?

1 Martta geleneksel başlangıcını yapan Dünyanın en büyük şovu olan Rio Karnavalını mutlaka duymuşsunuzdur. Rio karnavalı dendiğinde akla gelen gösterişli kıyafetler, çılgın danslar, muhteşem dekorlar, eğlencenin yüksek ritmlerle buluştuğu geçit törenleri akla geliyor muhtemelen.

Brezilya’nın Rio de Janerio şehrinde düzenlenen bu büyük çaplı karnavala katılım tüm dünya ülkelerinden akın eden turistlerle sağlanırken, yerli halk da bu özel kutlamaya bir yıl boyunca hazırlanmaktadır.

Sokak partilerinde dans eden Samba dansçılarının rengarenk kıyafetleri dünya genelinde ilgiliyle izlenirken, Rio karnavalı geleneği günümüzden bayağı bir geçmişe dayanıyor.

1933’e uzanan tarihi bazı söylentilere göre 1723’e dayanmaktadır. Karnaval her yıl Şubat yada Mart ayında düzenlenirken, kesin tarihi sürekli değişlik göstermektedir. Eğlence düşkünlerinin merakla bekledikleri bu etkinlik istisnasız olarak Cuma açılışı yapılarak Salı gününe kadar devam edilmektedir.

King Momo Kimdir?

1933’den bu zamana Rio belediye başkanının taç takması ve karnavalın anahtarını vermesiyle Karnavalın startı veriliyor. Mitte geçen efsaneye göre karnavala eğlencenin başlama yetkisi Kral Momo’ya verilmiştir. Ki King Momo, her sene farklı biri olarak seçilir.

Samba Parade Nedir?

Milyonlarca ziyaretçinin akın ederek izlemeye koştuğu Rio karnavalı haricinde, Brezilya da bir çok karnaval da düzenlenmektedir. Dünyanın dört bir yanından ilgi gören, gerek kostümlerin, can alıcı renklerin ve dansların eşlik ettiği en büyük karnaval hiç kuşkusuz Rio karnavalı.

Sambadrome da 1984’den beri gerçekleşen samba geçiş töreni, ülkenin en iyi 40 samba okulunun hünerlerini sergiledikleri bir yarışa dönmüştür.

Samba okullarının tasarladıkları dekorlu geçiş arabaları, muhteşem kostümleri ve sambanın görkemli ritmleriyle başlayan geçit töreni, sokak boyunca harika sahnelerin baş rolünü kapıyor.

Samba Parade’yi izlemek için dünyanın her yerinden gelen milyonlarca ziyaretçi, Sambadrome da kategorilere ayrılmış oturma planlarından bilet alarak gösteriyi yakından izleyebiliyor.

Çeşitli eğlencelerin ve aktivitelerin devam ettiği karnavalda yarışan Samba okullarını değerlendiren 40 jürisi, 10 kategori içinde birinciyi seçiyor. Farklı bir hikayeyi dansları ve müzikleriyle anlatan dansçılar, istedikleri kostümleri giyerek dans etmekte sonuna kadar serbestler.

Eğlencenin ve müziğin kalbinin attığı Rio karnavalında yarışan tüm samba okullarının her birinin 85 dakikalık bir gösteri hakkı bulunmakta. Ki bu da geçitin sabah 6 ya kadar sürmesine neden olabiliyor.

Karnavalın haricinde yüzlerce sokak partisininde düzenlendiği Rio, müzik ve dans ile kendini kaybetmek isteyenlerin tek adresi. Unutulmaz anlar yaşayarak, muazzam gösterilerle muhteşem anılara sahip olmanızı sağlayacak Rio Karnavalı ile enerjiyle ışıldayın…

TAKAT NEDİR?

Takat Nedir?

Kelime Kökeni: İngilizce.

Bir kişinin herhangi bir şeye fazlasıyla hal ve gücünün olması.

Eş Anlamlısı: Kuvvet , derman.

Cümle İçinde Kullanımı: ‘Beyza ya o kadar çok sinirliyim ki ona karşı takatım kalmadı artık’.

Görsellerin ve Göstergelerin hâkimiyetindeki Dil Nedir?

Ludwig Wittgenstein’in de dediği gibi “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.” Dil; çağlardır varlığını sürdürmekte ve gelişmekte olan bir anlaşma sistemidir. Bir çok olguya, toplumsal algıya göre niteliği değişse de kolay kolay yitirilemez.

Ancak sosyal medyanın icadıyla ve kullanımının getirdiği bir çok olumsuz nokta da, dilin kötüye gidişatını göz önünde bulundurmak gerekir. Daha öncesinde değindiğimiz gibi Türkçenin yapısına özen gösterilmeksizin üretilen içerik yazıları, dilimizin değerini düşürdüğü basitleşmesine de katkı sağlamaktadır.

Peki sosyal medyanın bize sunduğu bir diğer interaktivite olan görsel ve göstergelerin, bu kısımda bize sağladığı yarar ve zararlar neler olabilir?

Öncelikle ; Oxford Sözlüğünün 2015 yılında “Emoji” kelimesini yılın kelimesi olarak tespit ettiğini ele alırsak, yakın geçmiş ve şimdiki zamanda sosyal medya görsellerinin ne sıklıkla kullanıldığını belirlemiş oluruz.

Bir kişinin karakter yapısı ve özelliklerini simgeleyen avatarlar, bir diğeri ise duygunun görsel halini alan emojiler sıklıkla paylaşımı yapılan ve içeriklerde karşımıza çıkan sosyal medya görselleridir. Beden diliyle aktarmaya çalıştığımız iletilerin %60’ını karşı tarafa aktarabilirken, emoji ve avatarlarla iletişim kurmaya çalıştığımızda, kısıtlı ve yanlış yorumlara açık duygular iletmekteyiz.

Sosyal medya iletişiminde eksikliğini çektiğimiz noktalardan bir diğeri ise, konuşmalarımıza etki eden göz ifadeleri, ses tonu, jest ve mimik faktörlerinin yokluğudur. Ağ paylaşımlarında emoji ve avatarların karşı tarafa ilettiği konuşma diyalogları dilin tüm özellerini karşılayamadığı gibi konuşma dilindeki yumuşatıcı ve dikte eden vücut dilini de ortadan kaldırmaktadır.

Hızla yayılan ve gelişen bir dünya halini alan sosyal medya mecraları, geliştirdikleri dille yeni bir akım başlattıklarını kabul etmeliyiz. Ne var ki bu dil, birçok ülkeyi birbirine bağlayan mesafeleri sıfırladıkları gibi dildeki toplumsal değerleri de zamanla aşındırmaya itmektedir.

Yeni bir anlaşma biçimi olan emojilerle, dilini bilmediği halk ve ülkeden biriyle duygularını ifade edilmeyi mümkün kılmalarının olumlu bir yanı olduğunu yadsıyamayız. Ancak yılda 20-30 civarında yöresel-bölgesel dilin kaybolduğunu da unutmamak gerekir.

“DİLİNİ KAYBEDEN, HER ŞEYİNİ KAYBEDER”

Alıntısında olduğu gibi, günlük hayatı kolaylaştıran ve olanaklarıyla yeni bir yaşam tarzı sunan sosyal medya, dilimizin kendi içinde yabancılaşmasına neden olmaktadır.

Genel olarak toparlayacak olursak, sosyal medyanın tüm dilleri bir çeşit kısırlaştırarak üremesi ve gelişmesine engel olduğunu söyleyebilir. Elbette ki iletişim kurma potansiyelini kabul ederek olanaklarını ve yararlı bulduğumuz içerik yaratma/gündemi takip etme, eğitim/öğretim/araştırma alanlarını hayatlarımıza dahil etmeyi sürdürmeliyiz.

Ancak sosyal medyayı yanlış kullanarak gelecek nesillere aktaracağımız dile zarar vermeden bunu yapmalıyız. Eğitim kurumlarının özellikle hassasiyet göstermeleri gereken dil bilgisi kuralları, yanlış kullanımlarda ne gibi sorunlara neden olacağı hakkında öğrencilerini bilgilendirme yükümlülüğüne sahip olmalıdır. Çok hızlı bir döngü halini alan sosyal medya mecrasının bu baş döndüren ivmesine, kültür mirası olan diline sahip çıkarak yetişebilmek nihayetinde mümkündür.

Her bakımdan kültür değerlerine saygılı, toplumsal varlıklarının bilincinde bilinçli bir birey olarak, sosyal medyanın kullanımı her açıdan faydalı olabilir. Son olarak eklemek gerekirse; değişim mutlaktır ancak onu kendine adapte edip yontmak ustanın zanaatını gösterir, diyerek noktalayalım…

Sosyal Medyanın Yeni Dili Nedir?

“İster evrim ister devrim, ne derseniz deyin; bir gerçek var. O da zamanın her şeyi değiştirdiği.” 20.yüzyılın dilbilimin ‘babası’ olarak anılan Ferdinand De Saussure ithaf edilen bu söz, dilin zamanla geçirdiği gelişime de ışık tutabilmektedir.

Dil; insanlar ve toplumlar arası iletişimi sağlayan, duygu ve düşüncenin yayılmasını sağlayan, ses dizilimlerimden oluşan bir anlaşma sistemidir. Günümüz dünyasında konuşulan ve varlığını sürdüren birçok dil ve lehçe olduğu bilinmektedir. Dil, zaman aşımına uğradığı gibi etnik değerleri ve kültürel yapısıyla toplumların değerlerini de ortaya koyan kitlesel iletişim araçlarından biri olarak, değişime açıktır.

Sosyal medyanın yaşadığımız çağ üzerindeki etkilerini saydık, bir çok dünya ülkesinde iletişimi sağlayan faydaları ister istemez dile de yansımıştır. Sn. Doç. Dr. Ali Büyükaslan’ın; bir konuşmasında dediği gibi;

“Bir interaktivite hızla ilerliyor ve bizi kuşatıyor. Bu kuşatılmışlık kimi zaman kendiliğinden teslimiyet şeklinde, kimi zamanda zoraki ve kaçınılmaz olarak bizi içine alıyor.”

Bu yaklaşımla bakılacak olursa, sosyal medyanın kendince uyarladığı bir dil akımı söz konusudur. Örnek verilmek istenirse sosyal medya kullanıcılarının günlük konuşma diliyle yazışmaları, kısaltılmış kelimeleri daha kullanmaları ve İngilizce odaklı kelimeleri öne çıkarmaları gibi bilindik örnekler verilebilir.

Sosyal medya kullanıcılarının özellikle başvurdukları kısaltmanın bir nedeni olarak, kelime sayısının sınırlı olması pekâlâ görülebilir. Özellikle Twitter gibi görüşlerin tartışıldığı platform, 140 karakter kotasıyla anlatılmak isteneni kısa tutmaya sevk etmektedir. Bu durum doğal olarak da dilde kısaltmalara gidilmesine, hece düşmelerine ve dil bilgisi kurallarına uymamaya yöneltmektedir.

Türkçe’nin yapına ters anlatım biçimleri ortaya çıkarken, günlük konuşma dilinin sosyal medya mecralarında sıklıkla kullanılması da olumsuz etkenlerden bir diğeridir. Kullanıcılar; ses, cümle, kelime yapısını önemsemeksizin yazı içerikleri üreterek Türkçe’nin kuralsız bir dil haline gelmesine neden olabilmektedir. Dolayısıyla sosyal medya dilinin yanlış kullanımı otomatikman, kendi kültür ve geleneğini yansıtan dilinde, geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilmektedir.