Gafil Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin habersiz ve hazırlıksız olduğu anda onu istemediği bir duruma düşürmek.
Eş Anlamlısı: Aymaz
Cümle İçinde Kullanımı:’sonunda onu gafil ederek hak ettiğini verdim’.
Gafil Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin habersiz ve hazırlıksız olduğu anda onu istemediği bir duruma düşürmek.
Eş Anlamlısı: Aymaz
Cümle İçinde Kullanımı:’sonunda onu gafil ederek hak ettiğini verdim’.
Yadigâr Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsimdir
Bir kişiyi yada durumu anımsatan obje.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ondan bana kalan tek yadigâr duvardaki resmi oldu.’
Nifak Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
İki veya daha çok kişi arasında fikir ayrılığı, Uyuşmazlık, Anlaşmazlık
Eş anlamlısı Ara bozuculuk
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşımla benim arama nifak girmişti.’

“Ben soyumla değil, ancak halkımla övünebilirim. Halkımdan gayrısını da övgüye layık görmem. Bir de sevgiliyi elbette… İlle de sevgiliyi…” diyen Ahmed Arif’in bir diğer tutkusu da nefes alan şiirleriydi.
Arapça, Zazaca, Kürtçe dillerini konuşabilen Ahmed Arif, hayatı boyunca adaleti savunmayı seçmiştir. Şiirleri elden ele dolaşmasına rağmen mahcubiyetine sığınan şair, en çok satılan ‘Hasretinden Prangalar eksittim’ adlı kitabın adını ‘Dört yanım Puşt Zulası’ koymak istemiştir.
“Acı çekmek de bir yerde sevda gibidir, her kula nasip olmaz” diyen şair tam iki kez tutuklanmış, hapishanede çileli yıllar doldurmuştur.

Van’ 1943 de gerçekleşen Muğlalı Katliamında 32 ölü 1 kişinin yaralı olduğu olaya tepki olarak yazdığı “Otuzüç Kurşun” şiir yüzünden işkence görüp tutuklanmıştır. Bu olay üzerine ise başından geçenleri şu sözlerle anlatmıştır.
“Şu Bahçelievler’de manyağın biri otuz tane tavuğu çalsa, kesse, ertesi gün Ulus gazetesi olayı dört sütun üzerinden verir. Tavuk değil bu yahu 33 tane senin vatandaşın… Hiçbir suçu yok… Tertemiz… Belki hepimizden daha suçsuz… Kimsesizlikten başka suçu yok. Kimsesiz adamlar o kadar…”
“İşte bu “Otuzüç Kurşun” şiiri yüzünden geldiler götürdüler beni… Gece sabaha kadar dövdüler. “Oku” dediler, okumadım. … Dövdükten sonra o tellerden aşağı attılar beni. Orada öylece kalmışım. Sabah çöpçüler gelip buluyorlar. Sokak köpekleri gelip gelip kokladılar beni. Ödüm koptu, ölü sanıp yiyecekler diye…”

En çok beğenilen, günümüzde halen daha sevilerek okunan şiiri ;
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM
Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard-arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir
dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…
Ahmed Arif
Varyemez Nedir?
Kelime Kökeni: Bileşik, İsimdir
Harcama yapmayan, Pinti, Eli sıkı
Eş anlamlısı Cimri
Cümle İçinde Kullanımı:’ Varyemez adam, parası olduğu halde harcamayıp sefalet içinde yaşıyordu.’
Fasit Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Herhangi bir kimsenin kötü niyetli olup fesat ve ara bozucu olması.
Eş anlamlısı: Müfsit, bozuk.
Cümle İçinde Kullanımı:’Alt komşumuzu hiç sevmiyorum ,çünkü o çok fasit bir insan’.
Nankör Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Sıfattır
Kendisine yapılan iyiliğin kıymetini bilmeyen kimse.
Eş anlamlısı İyilik bilmez
Cümle İçinde Kullanımı:’ Nankör olduğunu zaten kendisi de kabul ediyordu.’
Faraş Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Temizlik yaparken süpürgeyle bir yerde toplanan pislikleri almaya yarayan edevat.
Eş Anlamlısı: Kürek.
Cümle İçinde Kullanımı:’Düğün salonunda kırılan camlı hemen faraşla temizlediler.’
Çocukluğumuzun en güzel hatırlarından birisidir Yeşilçam filmleri. Genç kızların kalbini çalan yakışıklı Tarık Akan’dan, espirileri ve mimikleriyle hatıralarımızdan çıkmayan Kemal Sunal’ın o unutulmaz repliklerini sizler için derledik.
Bir çoğumuzun ezbere bildiği muhteşem replikler şimdi sizlerle !
Ayşen Gruda

Hayatta idealiniz var mı ?
idealim yok, televizyonun taksiti bitsin
inşallah onuda alıcaz.
.
Tarık Akan

+Nerede bekleyeyim sizi?
-Cehennemde
+Kaçta orada olucaksınız ?
Kemal Sunal

Aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir
En sevdiğim tatlı kazandibidir.
Leyla sev beni sokma müşküle
Seninle kaşık atalım iki tabak keşküle.
Kemal Sunal

Şaban : Aaa bizim kumandan şehit olmuş
Hüsamettin: dahaa ölmedim çabuk sıhhiyeyi çağırın
Şaban : niye yaralı mı var
Hüsamettin: aptal ben niye yatıyorum burda
Şaban : niye yatıyon uykunuz mu geldi
Hüsamettin: hayvan herif görmüyor musun? yaralıyım da ondan çabuk sıhhiyeyi çağırın.
Selvi Boylum, Al Yazmalım – Türkan Şoray, Kadir İnanır

Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti..
Durursam bir daha kurtulamam..
iyanı yok, gülüşü yeter bize..
Yüreğim kaydıysa günah mı?
.Çamura saplansam yardıma gelir misin?..
Elini tuttum sıcacıktı, yüreği elindeymiş gibi..
Elinden tutuversem benimle gelir mi?
Seninim işte, alıp götürsene beni..
Elveda asya, elveda selvi boylum al yazmalım, elveda..
Bitmemiş türküm benim..
Sadri Alışık

Ölecekmiş, ölmesin dedim.
Bir can kurtulsun dedim.
Bütün hayatımda ofsayt dediler.
Bir işe yaramaz , sümsük dediler.
Varsın gene desinler dedim.
Hayatımda bi defacık bi kız sevdim.
Onu da kaybedeyim dedim.
Hayatımda bi kerecik
bi şey kazanacak oldum,
onu da kaybedeyim dedim.
Tek bi can kurtulsun dedim.
Çocuğu kurtaracak kadarını aldım,
üst tarafına el sürmedim.Fena mı oldu?
Sizler hepiniz , ama hepiniz ,
hepiniz hakem olun abiler.
Ya bu maç be, tıpkı bi maç
ama böyle hayat sahasında oynanıyo.
Oyuncuları bizleriz;
topumuz da namusumuz, vicdanımız ,
insanlığımız.
Ben , ben Osman.. Ofsayt Osman .
Söyleyin be, Allah rızası için
söyleyin be gene mi atamadım golü hahh?
Bu da mı gol değil be? Gol mü?
Bu da mı gol değil be?
Bu da mı gol değil ? . .
Cüneyt Arkın

Senin ödlek kelleni kancık bedeninden ayırmaya geldim!
N’ben belayı sevmem… Amma beladan da kaçmam!
Sinyalizasyon Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca, İsimdir
Limanda, kara yolu ve demir yollarındaki trafiği düzene sokan ışıklı düzenek.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Demir yolundaki sinyalizasyon tamir gerektiriyordu.’