TAHRİFAT NEDİR?

Tahrifat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Farklılaştırmak, Bir şeyin biçimi değiştirmek, Başkalaştırmak

Eş anlamlısı Değiştirmek

Cümle İçinde Kullanımı:’ Aldığı elbisenin bazı detaylarını beğenmediği için tahrifat edecekmiş.’

İSTİHDAF NEDİR?

İstihdaf Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Maksat, Gaye, Nişan almak, Tek bir noktaya odaklama.

Eş anlamlısı Amaçlama

Cümle İçinde Kullanımı:’ Senin şuan ki tek istihdafın sınavların olmalıydı.’

MEMNUİYET NEDİR?

Memnuiyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir

İzin vermemek, Onay vermemek, Yapılmaması gereken, Yasaklanma durumu.

Cümle İçinde Kullanımı:’ Küçük çocuğun babası eline telefon almasını memnuiyet etmişti.’

MÜSAADE NEDİR?

Müsaade Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir

Elverişli olma durumu.

Bir konu için izin almak, Onay, İcazet.

Eş anlamlısı Ruhsat, İzin

Cümle İçinde Kullanımı:’ Bir müsaade isteyip dışarı çıkmam gerekiyordu.’

AŞİRET NEDİR?

Aşiret Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Din, Kültür açısından büyük bir türdeşlik gösteren, birçok hısımları olan, akrabalık bağları çok sıkı olan, yapısındaki aileler arasında cemiyet, ekonomi, din, kan yada evlilik bağı bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki cemiyet.

Eş anlamlısı Oymak

Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle bir aşiretten geliyordu ki onları tanımayan yoktu.’

KİYASET NEDİR?

Kiyaset Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Zamanında ve yerinde davranmak, Düşünerek hareket etmek, Akıllıca davranmak.

Eş anlamlısı Akıllılık

Cümle İçinde Kullanımı:’ Kiyaset davranmıştı ki onun çağırdığı yere gitmemişti.’

TEEDDÜP NEDİR?

Teeddüp Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Çekinme, Hicap, Utanma.

Eş anlamlısı Sıkılma

Cümle İçinde Kullanımı:’ Onu uzun zamandır tanıyorum hiç de teeddüp yoktu.’

KESRET NEDİR?

Kesret Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Fazlalık, Çokça, Çok olma durumu.

Eş anlamlısı Çokluk

Cümle İçinde Kullanımı:’ Evde çok fazla gereksiz kıyafet kesreti vardı.’

BRONZ ATLI – PAULLINA SIMONS

BRONZ ATLI – PAULLİNA SIMOS

 

“Titremeyeceğim, bu kısacık ömürden korkmayacağım, başımı eğmeyeceğim. Dik durmanın bir yolunu bulacağım. Kapımı her şeye kapatacağım, Alexander. İçimde yalnızca sen kalacaksın.”

 

Yaşam mücadelesi ve tarihin acılı yıllarını açıkça gün yüzüne çıkaran Bronz Atlı,  Rus ve Alman savaşını konu alıyor.  II. Dünya savaşının Leningrand’ında açlık, sefalet ve ölümle boğuşan Metanov ailesini konu alan kitapta, o zorlu şartlarda yeşeren masum bir aşk hikâyesini de içerisinde barındırıyor.

Tatyana henüz 16 yaşında Rus’lara özgü sarı saçları, beyaz teni ve yeşil gözleriyle ailesini savaştan korumaya çalışan güçlü, masum bir kızdır.

Alexander herkesten gizlediği geçmişiyle Kızıl orduda asker, aynı anda da Tatyana’nın ablası Daşa’nın yeni erkek arkadaşıdır.

Masum bir bakışla yoldan karşıya geçen Alexander, dondurmasını yiyen sarışın bir kız çocuğunun hayatını nasıl değiştireceğini, aşkın gerçekten var olduğuna nasıl ikna edeceğini bilmiyordur.

Kan ağlayan Leningrand’ın, üstlerinden yağan bombaların, açlıktan ve keskin soğuktan ölen insanların arasında kocaman bir aşk doğacak

Yazar o soğuk, kanlı savaş dönemini çıplak gözlerle bakılıyormuşçasına anlatırken; insanlığın tanık olduğu  zor günleri açıkça dile getiriyor.  Taş üstünde taş kalmazken, şehirler bombalanıp ölüm dört bir yana kusarken, Tatyana çocukluğunu savaşa kurban edecektir.

Tarihi roman türünde Pegasus yayınlarından tekrar çıkan Bronz Atlı, 3’lü serinin ilk kitabı.  Seri Tatyana ve Alexander ve Yaz Bahçesi ile devam etmekte.  Serinin tüm kitaplarını okumama rağmen ilk olması nedeniyle Bronz Atlı benim için ayrı bir yerde. Gerçekçiliği, aşkın henüz masumda kalabildiği, savaşın ve yıkımın toplumlarla insanları nasıl yok ettiğini anlatıyor.

Ölümcül kıtlığı, donduran soğukluğu ve aşkın yakıcı tutkularını bir anda hissedip tadacağınız bu kitapta, eminim benim gibi sizde çok etkileneceksiniz.