Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İslamiyeti kabul etme eylemi
– İslamlarla muhabere etmiş kişi veya cemaatlerin İslam ahd u emanını kabul etmesi
Cümle içinde kullanımı: ” Akd-i zimmet ile İslamiyetin tabiiyyetini kabul etmiş olacaksınız. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İslamiyeti kabul etme eylemi
– İslamlarla muhabere etmiş kişi veya cemaatlerin İslam ahd u emanını kabul etmesi
Cümle içinde kullanımı: ” Akd-i zimmet ile İslamiyetin tabiiyyetini kabul etmiş olacaksınız. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Evlilikte erkek ile kadının dini hüküm ve usulune göre yapılan nikah
– Dini nikah
Cümle içinde kullanımı: ” Akd-i nikah tamamlandıktan sonra gelinin çeyizi eve getirelecek. “
Kelime Kökeni: tamlama
– Kölenin serbest kalabilmesi için sahibi ile mal karşılığında yaptığı sözleşme
– Mükatebe
Cümle içinde kullanımı: “Hürriyetine kavuşmak için köle sahibiyle akd-i kitabet yapabilir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Evlilik bağı, nikah
– Bir kadın ve erkeği evlilik ile birleştiren yasal işlem
Cümle içinde kullanımı:” İmzaların ardından yeni eşler arasındaki akd-i izdivac tamamlanmış olacaktır. “
Kelime Kökeni: Arapça-akeb
– Arkası sıra giden, takip eden
– Bir şeyin ardından giden, izleyen
Cümle içinde kullanımı: ” Adımlarımı akîb eyleyip sözlerimi ezberleyin, kötü sözlere yaklaşmayın. “
Kelime Kökeni: Ad
– Akma işi veya durumu, akıntı, akış
– Hava akımı, cereyan, akım,
– Yaradan irin veya cerahat akması
Cümle içinde kullanımı: ” Dün yapılan sargıdan akındı geliyor hemşire hanım yeniden değiştirebilir misiniz? “
Kelime Kökeni: Arapça-âkıl sözcüğünün müennes biçimi
– Akıllı kadın
– Diyet ödeyenler
– Kadın ismi
– Katilin öldürme anında ona yardım eden yardımcıları, kabilesi, ailesi
Cümle içinde kullanımı: ” Dinimizde katilin diyetini âkılesi, yokda beytülmal o da yoksa kendisi öder. “
Kelime Kökeni: Arapça-âkıl+Farsça-âne
– Akıllı biçimde, akıllıca, akıllı birine yakışır biçimde
Cümle içinde kullanımı: ” Attığınız iftiraların hiç biri akılane değil ancak karalamak amacıyla etrafa yayılmış çirkin söylentiler.”
Kelime Kökeni: tamlama-ad
– Sağduyu, hiss-i selim, akıl ve düşünüş
Cümle içinde kullanımı:” Akl-ı selim bir insanın kendiyle ilgili problem yaşaması oldukça zordur, o kendi dünyasında barışı sağlamıştır. “
Kelime Kökeni: tamlama-ad
– Kendini koruma içgüdüsü, bencillik, enaniyet, egoistlik
Cümle içinde kullanımı: “ Akl-i nefsanî ile hareket eden bir insandan yardımseverlik mi umuyorsunuz? “