Kelime Kökeni: Arapça
– Zeki, pek bilgili, Arif, Alim
– Çok bilinen, maruf, ünlü
Cümle içinde kullanımı: ” A’ref, maruf insanları severim anlaşması ve anlatması kolaydır her işi çözerler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Zeki, pek bilgili, Arif, Alim
– Çok bilinen, maruf, ünlü
Cümle içinde kullanımı: ” A’ref, maruf insanları severim anlaşması ve anlatması kolaydır her işi çözerler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çarpık ayak
– Uğursuz kimse
Cümle içinde kullanımı: ” A’rec insanlar gemiye kısmetsizlik getirir derler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Topallık, aksayarak yürüme
– Aksaklık
Cümle içinde kullanımı: ” Kazadan sonra ayağımda arec kaldı ama hala kendi işimi halledebiliyorum şükür.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ödünç, iare, borç olarak alınan şeyler
– Eğreti
Cümle içinde kullanımı: ” Hesapları öne koymadan önce aldığın âre ve borçları da kefeye koy.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Eşya saklanan yer, anbar, ambar
– Anbara ödenen ücret
– Ardiye, antrepo, depo
Cümle içinde kullanımı: ” Bu seneki hasılattan geri kalanları ardıyye de tutuyoruz, gelecek seneye kadar Allah kerim.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Arkasından, akabinde, müteakiben
– Hemen arkasından, çabucak, derakap
Cümle içinde kullanımı: “Ardınca gelen melun hastalık gözlerindeki feri söndürürken yaşama zorla tutunuyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Arka arka, geri geri
– Ardı sıra, peşi sıra
– Peşinden
Cümle içinde kullanımı: ” Kedilerin anası ardın ardın yavruların peşlerinde bahçeye çıkıyordu en son.”
Kelime Kökeni: Ad
– Arta kalan, müeccel, muahhar, veresiye
– Öndül karşıtı, öncel karşıtı
– Halef, müteakip
– Başka bir kişinin yerine geçen kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Henüz boş kalan pozisyona bir ardıl atamadık, uygun görülecek kişinin tüm kriterleri karşılaması isteniyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çavuşların ellerinde tuttukları değnek
– Nişan amaçlı dikilen değnek
– Çıktıkçı kalemi, çelik kalem
– Ardıl, halef
Cümle içinde kullanımı: “Arda boyları türküsünü ne zaman dinlesem eskiye dalarım büyük bir hüzünle.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sırt, arka, son, geri, pest, pes
– Ön karşıtı
– Kıç