Kelime Kökeni: Arapça
– Çok şiddetli esen
– Pek sert
– Kasırga
– Fırtına
– Şiddetli esen rüzgar
– Çevrintili rüzgar
Cümle içinde kullanımı: “Ağaçları köklerinden sarsan âsıf çatıları uçuruyor, tozu dumana katarak ilerlemeyi sürdürüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok şiddetli esen
– Pek sert
– Kasırga
– Fırtına
– Şiddetli esen rüzgar
– Çevrintili rüzgar
Cümle içinde kullanımı: “Ağaçları köklerinden sarsan âsıf çatıları uçuruyor, tozu dumana katarak ilerlemeyi sürdürüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kabir sahipleri
– Ölüler
– Mezar sahipleri
Cümle içinde kullanımı: ” Ashâb-ı kubûr bedeniyle toprağı doldururken, ruhu bu dünyayı terki diyar eyler. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Mağara dostları
– Yedi uyuyanlar
– Mekselina, Yemliha, Mernüş, Mislina, Sazenüş, Debernüş , Kefeştatayüş
Cümle içinde kullanımı: “Padişahın şerrinden kaçan yedi zat olan Ashâb-ı Kehf, mağaraya saklanarak riyazet için dünyaya sırt çevirmişlerdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Cennet ehli
– Cennet halkı
– Cennetlik olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ashâb-ı cennet olanlara müjdelenen ahiret, onların salih amelleri adınadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sâhib çoğul biçimi
– Sahipler
– Arkadaş olanlar
Cümle içinde kullanımı: ” Ashâblar, Ey yüce ahabeler Muhammed Resül’ün gayesine mazhar olanlar öğretileriyle yaşayanlar.”
Kelime Kökeni: Arapça
– En küçük
– En azından
– En düşük
– En ufak
– Minimum
– Verilen değerin en azı
Cümle içinde kullanımı: ” Asgarî ücretle çalışan bir işçiye lüks hayattan bahsetmek sizce de ayıp olmuyor mu?”
Kelime Kökeni: Arapça
– En küçük, çok küçük
– Ekber karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Meblağı asgar oranlarda tutmaya kararlıyım lakin bütçeyi de merak ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Serçe
– Haspir
Cümle içinde kullanımı: ” Güllerin arasında şakıtan asfûr seslerini işitiyor musun, bu doğanın aşkı ilan edişidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-safî çoğul biçimi
– Samimi dostlar
– Özü sözü doğru kimseler
– Hz. Muhammed’e varis olup izinden giden, meslek ve gayelerini yerini tatbike etmeye çalışan zatlar
Cümle içinde kullanımı: ” Aynı karından çıkmasak da biz onunla hem kardeş hemde asfiyâyız.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarı, sarı renk
– Uçuk, soluk benizli
– Solgun, solmuş
Cümle içinde kullanımı: ” Asfer yüzlü bir çocuk dün okula gelmiş ve okumak istediğini söylemiş.”