Kelime Kökeni: Farsça
– Yiyecek, içecek, yenebilen
– İçen, yiyen
Cümle içinde kullanımı: ” Tarlaya âşâm yok tutan azıklardan getir ki akşama kadar sefil olma.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yiyecek, içecek, yenebilen
– İçen, yiyen
Cümle içinde kullanımı: ” Tarlaya âşâm yok tutan azıklardan getir ki akşama kadar sefil olma.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Alçal gönüllü
– Büyüklük taslamayan, kibirsiz
Cümle içinde kullanımı: ” Yeni başlayan hocanın temiz yüzlü, aşak dilli olduğu söyleniyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ilımlı, mütevazı, alçak gönüllü
– Sarmaşık bitki
Cümle içinde kullanımı: ” Kameriye dibine ektiğim aşak şimdiden arsızca büyüyüp uzamaya başlamış.”
Kelime Kökeni: Arapça-aşîret çoğul biçimi
– Oymanlar, kabileler
– Aşiretler
– Göçebeler
Cümle içinde kullanımı: ” Aşâ’ir bir çok boydan oluşan topluluklardır ve kültürleri de farklıdır.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Daha aşağı
– Dahada aşağı
– Biraz daha aşağı
Cümle içinde kullanımı: ” Aşağrak in merdivenin altında göreceksin eski kilimleri.”
Kelime Kökeni: Ad
– Alt, alt tarafı
– Yukarı karşıtı
– Zelil, bayağı
– Zir
– Niteliksiz
Cümle içinde kullanımı: ” Aşağı kısımda yer alan yeni ürünleri getirmenizi rica ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Akşam yemeği
– Yatsı
– Güneşin batmasından sonraki bir kaç saat
– Yatsı namazı
– Bolluk bereket
Cümle içinde kullanımı: ” Aşâ ezanı okunduktan sonra namaza duralım, akşam vakti toplanıp konuşuruz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yiyecek
– Azık, nimet
– Yemek, nevale, kumanya
Cümle içinde kullanımı: “Azıcık aşım kaygısız başım varken niye daha fazlası için rahatımı bozayım?”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Dünyanın en büyük kıtası
Cümle içinde kullanımı: ” Asya, dünyadaki beş kıta içinde en büyük olanıdır ve Avrupa’nın doğusunda yer alır. “
Kelime Kökeni: Arapça-savt çoğul biçimi
– Sesler, sedalar
– Titreşimler
Cümle içinde kullanımı:“Duyuyordum tabi ki, kulağıma gelen kalbimin kırılma asvâtıydı. “