Kelime Kökeni: Farsça
– Karıştıran
– Karıştırıcı
– Karıştırma işine yarayan alet
Cümle içinde kullanımı:” Kilerden âşûb getir de biran evvel yemleri birbirine karıştıralım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Karıştıran
– Karıştırıcı
– Karıştırma işine yarayan alet
Cümle içinde kullanımı:” Kilerden âşûb getir de biran evvel yemleri birbirine karıştıralım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Barışçı
– Barışı seven
– Barışı amaçlayan
– Sulh isteyen
Cümle içinde kullanımı:” En büyük lider savaşı yeğleyen değil, aştî-sâz olandır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Barışsever, barıştan yana olan kimse
– Barışçıl
Cümle içinde kullanımı: ” Her anlaşmazlıkta topla tüfekle gitmek yerine aştî-perver davranmak lazımdır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Barışıklık
– Barış, sulh
– Uzlaşma
Cümle içinde kullanımı:” İki düşman arasında elbet aştî imzalanır ancak yaraların izleri muhakkak kalır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ondalıkçı
– Öşürcü, öşür alan toplayan
– Vergi toplayan memur
Cümle içinde kullanımı:” Günümüzün vergi memurları Osmanlı döneminde aşşâr olarak adlandırılırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– On sayısı
– On
Cümle içinde kullanımı:” Ebced hesabında aşre on sayısının karşılığı olarak gelmektedir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kişniş
– Karakimyon
Cümle içinde kullanımı:” Bu karışıma aş otu da eklersek gaz giderici olarak günde bir bardak içebilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüzücü
– Yüzme sporunu yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bizim kökenimiz âşnâ-ver, yüzme ve yüzme yarışlarıyla ünlü atalarımıza dayanır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüzücü
– Yüzmeyi bilen, yüzen
Cümle içinde kullanımı: “Yüzme sporuyla ilgilen hatta yarışlara katılanlara eskiden âşnâ-ger denirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Suda yüzme
– Yüzme
Cümle içinde kullanımı: ” Suda bir balık olaydım, âşnâ çıka bata ilerlesem okyanusta.”