Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah vergisi
– Tanrı vergisi
– Doğuştan gelen yetenek
Cümle içinde kullanımı: ” Atâyâ-yı ilâhiyye bu özellikle her kapının sana açılacağından eminim, sesin senin ganimetin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah vergisi
– Tanrı vergisi
– Doğuştan gelen yetenek
Cümle içinde kullanımı: ” Atâyâ-yı ilâhiyye bu özellikle her kapının sana açılacağından eminim, sesin senin ganimetin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Armağanlar
– Bahşişler
– Lütuflar
– İhsanlar
– Hediyeler
Cümle içinde kullanımı:” Şeyhimizin bizlere atâyâ gönderdiğini, bizleri hep düşündüğünü iyi biliriz.”
Kelime Kökeni: Farsça-âteş
– Susuzluk, susama
– Hararet, sıcaklık
– Tutturgaç
Cümle içinde kullanımı: ” Kimselere göstermem yüreğime düşen ataşı!”
Kelime Kökeni: Arapça-utum çoğul biçimi
– Kasırlar, köşkler, hisarlar
– Kır evleri
Cümle içinde kullanımı:” Buralar 1900’lü yıllarda âtâm tarzı yapılarla doluydu sonrasında yerine katlı binalar yükselmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Babalık, dedelik
– Lalalık
– Babaya yaraşır davranış
Cümle içinde kullanımı:” Onun bana yaptığı babalığı atalığı asla unutmam sayesinde adam olabildim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Etkili ve özlü söz
– Darb-ı meseller
– Ata sözü
Cümle içinde kullanımı: ” Atalar sözü ne der; damlaya damlaya göl olur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ecdat
– Geçmişteki büyükler
Cümle içinde kullanımı: ” Atalarımız birlik olmanın önemini ve değerini hep belirtmişlerdir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Lala, daye
– Dadı
Cümle içinde kullanımı: “Her şehzadenin yetiştirilmesini üstlenen bir ata kulu bulunmaktaydı.”
Kelime Kökeni: Ad
– İyi kötü ağzına geleni söyleyip övünmekle beraber sözünün eri olan
– Yerli yersiz her şeye karışıp kavga ve gürültü çıkaran kimse
– Düşünmeksizin her işe atılıp sokulan, tedbirsiz, savruk, dikkatsiz, dağınık, düzensiz
Cümle içinde kullanımı:” Süleyman çocukluğundan bu yana hep atak biriydi.”
– Bağışta bulunmak
– İyilik etmek
– Faydası olmak
Cümle içinde kullanımı: ” Atâ eden insan sevilir her yerde kendisine bir yer bulabilir.”