Kelime Kökeni: Farsça
– Tören, töre, resm, usul, kanun, adet
– Dini tören, dini ritüel
– Ayin
Cümle içinde kullanımı:” Şamanlar tarafından düzenlenen âyînler de gök tanrıya adaklar adanarak bereket vermesi beklenirmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tören, töre, resm, usul, kanun, adet
– Dini tören, dini ritüel
– Ayin
Cümle içinde kullanımı:” Şamanlar tarafından düzenlenen âyînler de gök tanrıya adaklar adanarak bereket vermesi beklenirmiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-â’ib
– Dönen
– Tanrı’ya dönen
– Kendini dine veren kimse
– Tövbe eden
Cümle içinde kullanımı:” Gençliğindeki hatalarından feragat edip âyib birine dönüştü, namazını niyazını asla kaçırmaz.”
– Ayırdetmek
– Seçmek
– Ayırmak
– Tefrik ve temyiz etmek
Cümle içinde kullanımı: ” İki gül çeşidini birbirinden ayırdlamak istiyorsan önce koklamalısın.”
– Ayrımını yapmak
– Seçmek, temyiz etmek, tefrik etmek
– Ayırt etmek
Cümle içinde kullanımı:” Tüm yavrular içinden ancak beyaz başlı olanlar ayırd ediliyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Temyiz, tefrik
– Ayırt etme
Cümle içinde kullanımı:” İyiyle kötüyü ayırd edebilecek maneviyatı güçlü bir gelecek umut ediyoruz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ayıbı olmayan, kusursuz, noksansız
– Dengeli, sağlıklı
Cümle içinde kullanımı:” Bu devirde ayıpsız, büyüklerine saygıyla yaklaşan latif çocuklar kaldı mı ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Osmanlı Türkçesi alfabesinde yirmi birinci harfin adı
– Ebced düzeninde 70 sayısının karşılığı
– Arap alfabesinde on sekizinci harfin adı
Cümle içinde kullanımı: ” Ayın harfinin Arap ve Osmanlıca alfabesinde yer almaktadır lakin sıraları farklıdır.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Kendinde olan
– Sarhoşluktan ve bayılmadan sonra kendine gelen kimse
– Anlayışlı, zeki, uyanık
– Uyanmış, bidar
Cümle içinde kullanımı:” Onda içkiden sonra hala etrafta ayık geziyor helal adama.”
– Kınamak
– Hoş karşılamamak
– Ayıplamak
– Takbih etmek
Cümle içinde kullanımı:” Eli ayıblamak kolaydır lakin başına geldiğinde anlarsın işin ayağının ne olduğunu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayb
– Ar, şeyn
– Utanacak şey
– Noksan, kusur
– Utanmaya gerektirecek durum
– Bir malın sakatlık veya başka tarzda bir sebeple kıymetini düşürecek olan durum oluşma
Cümle içinde kullanımı:” Kefaretini ödeyemeyeceğin ayb altına girersen anca maskara olursun millete.”