Kelime Kökeni: Arapça
– Süreyya’nın yakınında kırmızı renkli küçük ve parlak sabit yıldız
– Semanın en yüksek yeri
– Keçi kevkebi
Cümle içinde kullanımı:” Ayyûk altında verdiğimiz kavli hatırlar mısın, bu eller iki cihanda ayrılmazdı hani?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Süreyya’nın yakınında kırmızı renkli küçük ve parlak sabit yıldız
– Semanın en yüksek yeri
– Keçi kevkebi
Cümle içinde kullanımı:” Ayyûk altında verdiğimiz kavli hatırlar mısın, bu eller iki cihanda ayrılmazdı hani?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bekri, içkiye düşkün
– Alkolik
– Sürekli içen kimse
– İçkici
– Akşamcı, esri
– Alkol tiryakisi
Cümle içinde kullanımı: “Ayyâş herifin bir gün olsun çalışıp eve ekmek getirdiğimi var sanki!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hilekâr, hilebaz, dolandırıcı, mekkâr, dessas
– El çabukluğu yapan kimse, hırsız, yan kesici
– Atılgan, gözü pek
Cümle içinde kullanımı:”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir konağın ayak işleri, özellikle de sofra ve yemek yapımında hizmet eden kimse
– Vanlı Ermenilere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Konağa yeni bir ayvaz gelecekmiş umarım diğeri gibi pasaklı bir şey çıkmaz hanımanne. “
Kelime Kökeni: Arapça-eyâvîn çoğul biçimi
– Divan, divanhane
– Salon
– Köşk, kasır
– Sundurma, balkon, teras
– Çatı
– Çardak
Cümle içinde kullanımı:” Hele geç içeri âyvân da bir soluklan, soluğun yerine gelsin önce.”
– Söylemek
– Sözle anlatmak
Cümle içinde kullanımı: ” Ayumakla şu yüreğicime düşen ateşi nasıl atarım?”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğramacı keseri
– Bir yanı keskin çelik araç
Cümle içinde kullanımı:” Ay timur gibi dişlerini koluma bir geçirdi ölüyorum sandım.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yiyip içme
– Yeme içme
Cümle içinde kullanımı:” Dar-ı dünyada ayş u işret edelim amma yalan konuşmayalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yeme içme
– Sefahat, eğlence, eğlenme
– Yiyecek içecek ile beslenme
Cümle içinde kullanımı:” Bu tarafta Ayş u tarab eyledin lakin düşünmedin hiç öbür tarafı?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Geçici dünya
– Boş hayat
– Bu dünyadaki yaşam
Cümle içinde kullanımı: “Ayş-ı deh-rûz da oyalandık, bir avuç toprağa kaldık.”