Kelime Kökeni: Ad
– Kayrak direğinin tepesindeki bağ
– Gönderin ucundaki bağ
Cümle içinde kullanımı: “Bayırcık sallanırken aşağı yukarı, özgürlüğün bağdaşan renkleri sanki içime doluyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kayrak direğinin tepesindeki bağ
– Gönderin ucundaki bağ
Cümle içinde kullanımı: “Bayırcık sallanırken aşağı yukarı, özgürlüğün bağdaşan renkleri sanki içime doluyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ova
– Dağ eteği
– Az inişli yer
– Otlak
– Yokuş
– Yamaç
– Mera
– Yaylak
– Dağ yamacının alt bölümü
Cümle içinde kullanımı: “Bayır aşağı yürümeye devam ederken ensemden içeriye dolan rüzgar yüreğimi soğutmaya yetmiyordu.”
– İtibarlı olmak
– Şerefli olmak
– Sayılmak
– Saygınlaşmak
– Zengin olmak
– Zenginleşmek
Cümle içinde kullanımı: “Parayı bulan kimse önce bayımakla başlar sonrasında eskiyi unutur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Umran, mamur
– Bakımlı
– İmar edilmiş
– Bereketli, uğur getiren
– Saadet
– Tamir edilmiş
Cümle içinde kullanımı: “Bayındır hale getirilen tarlalar köylülere hibe edilerek çiftçilere destek verilecek.”
– Solmak
– Kendinden geçmek
– Tazeliğini yitirmek
– Çok sevmek
– Hoşlanmak
– Ödemek
– Rengini yitirmek
Cümle içinde kullanımı: “Bu enfes tatlıları görmenin yanı sıra tatmak bayılmama sebep olabilir”
Kelime Kökeni: Ad
– Bayılma durumu
– Şaşma, hayranlık duyma
– Sinkop
– Kendinden geçme
Cümle içinde kullanımı: ” Hamileliğinin başlangıcında iki de bir bayılmak suretiyle yere yığılıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâ’ika
– Musibet
– Felaket
– Sıkıntı veren şey
– Uğursuzluk
Cümle içinde kullanımı: “Başımıza gelen bâyıka bir baksana bunların hepsi konu komşunun nazarı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Sahih, sağlam, düzgün
– İtimat edilir
– Zahir, aşikar
– Müstağni, zengin, varlıklı
– Saygılı
– Doğruluğuna güvenilen
Cümle içinde kullanımı: “Bayık bayık bakmaktan vazgeç ve şu ilaçlarını doğru düzgün al.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bayılmış
– Kendinden geçmiş halde olmak
– Halsizlik
– Gevşeklik
– Açlık ve susuzluk hali
– Dermansızlık, bitkinlik, takatsiz kalma
Cümle içinde kullanımı: “Uzun süredir besinsiz kalmaktan baygınlık geçirecek raddeye gelmiş olmalı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bayılmış
– Kendinden geçmiş
– Mecalsiz
– Soluk, fersiz
– Mestane, mahmur
– Gönlünü kaptırmış
– Yığılmış, yıkılmış
– Sarhoşcasına
Cümle içinde kullanımı: “Baygın biraz da dolgun bakarken yüzüme titrek ellerini avuçlarımın arasına hapsettim.”