– İçinden çıkılması zor bir halde kalmak.
– Çözümü sıkıntılı bir duruma dahil olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İşler o kadar kötü bir hal aldık ki açmaza düşmemiz an meselesiydi.”
– İçinden çıkılması zor bir halde kalmak.
– Çözümü sıkıntılı bir duruma dahil olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İşler o kadar kötü bir hal aldık ki açmaza düşmemiz an meselesiydi.”
– Yoksulluk içinde olmak.
– Uzun süredir yemek yememe durumunun belli olması.
Cümle içinde kullanımı: ” Yol kenarındaki adam o kadar vasat bir haldeydi ki açlıktan nefesinin koktuğu çok anlaşılır bir durum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kıymetli kumaşlar, mücevherler ve silahlar gibi şeylerin özel olarak satıldığı kapalı çarşı
– Mahfuz çarşı
– Üstü örtülü değerli ürünlerin satıldığı çarşı
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi özel mücevheratları ancak Bedestân gibi yerlerden el altından bulabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bedensel olarak
-Fiilen, şahsen
– Beden kuvvetiyle
– Bizzat
Cümle içinde kullanımı: “Bedenen iyiydim yaralarım içerdeydi o yüzden kimse göremedi. “
– Çok aç olmak.
– Açlıktan ölecek duruma gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Arkadaşım o kadar kötü duruyordu ki açlıktan köpük kusuyordu.”
– Ölecek kadar aç olma durumu.
– Sefil ve çaresiz kalmış kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar kötü olmuştu ki açlıktan göbeğine taş bağladığı yüzünden belliydi.”
– Karnın boş olma duruma.
– Hiçbir şey yememe durumu.
– Henüz bir şey yemeden boş mide de kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aç karnına dışarı çıkınca o kadar kötü olmuştu ki eli ayağı boşalmıştı.”
– Kadınlar için fazla açık giyinmeye başlamak.
– Kadın için eskiden olduğundan daha fazla ölçüsüz davranışlar sergilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eskiden tanıdığım kıza hiç benzemiyordu bir anda açılıp saçılmıştı sanki.”
– Sahip olduğu iş yerinde geliri giderle dengeleyemeyip zararda olma durumu.
– Saklanan bir olay veya düşünceyi elinde olmadan ortaya vermek, çıkarmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Arkadaşlarınla konuşurken geçen hafta yaşadığı olayla ilgili bir açık verince arkadaşlarının soru yağmuruna tutuldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kurbanlık deve
– Budun
– Bedenât
Cümle içinde kullanımı: “Arap ülkelerinde daha çok rastlanan bedene ülkemizde farklı amaçlarda teşhir ediliyor.”