Kelime Kökeni: Farsça
– Mayası bozuk olan
– Doğuştan kötü olan kimse
– Kötü yaradılışlı
– Karaktersiz
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim tüm evlatlarımızı bed-güher insanlardan korusun.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mayası bozuk olan
– Doğuştan kötü olan kimse
– Kötü yaradılışlı
– Karaktersiz
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim tüm evlatlarımızı bed-güher insanlardan korusun.”
– Topluluğa karışmak, eşe dosta gitmek.
– İnsanlarla bir araya gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu korona sağ olsun epeydir adam içine çıkmaz olduk.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kötü söz söyleyen
– Kötü konuşan kimse
– Fitnekar
– Dedikoducu
– Fesat verici
Cümle içinde kullanımı: “Bed-gû kimseler varken burada konuşulan burada kalmaz.”
– Bir işi şans eseri işinin ehli birine emanet etmek.
Cümle içinde kullanımı: “İş yerinde verilen bir tam anlamıyla adamına düştü.”
– İyi aileden gelen, terbiyeli.
– Soylu bir ailenin çocuğu edepli, özü sözü belli kibar kimse.
Cümle içinde kullanımı: “O kadar mütevazı birisiydi ki adam evladı denilince onu gösterirlerdi.”
– Eğitim vermek, yetiştirmek, topluma yararlı olacak bir hale getirmek.
– İşe yarayacak bir duruma getirmek.
– Bir Ortamı hizaya getirmek.
Cümle içinde kullanımı: “Babanın öyle bir çocuğu varmış ki adam etmek istese ömründen ömür gidecekti resmen.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kötü tabiatlı
– Doğuşta kötü
Cümle içinde kullanımı: “Neylersin o da Bed-girdâr biri olarak dünyaya gelmiş değiştiremezsin.”
– Bir değer sahibi olmayana haddinden fazla değer vermek.
– Bir kimseye kıymet vermek, fazladan sahiplenmek.
Cümle içinde kullanımı: “Adam saydığım çocuk yaptıkları sayesinde kalbimi kırmaktan başka hiçbir şey beceremedi.”
– Adam sanıp saygı gösterip ağırladım ama terbiyesiz , anlayışsız ve kabaymış.
Cümle içinde kullanımı: ” Adam Bildim Eşeği, Altına Serdim Döşeği o da geldi evimizin dirliğini bozup gitti.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-fi’âl
– Kötü işler, davranışlar, hareketler, eylemler
– Fena davranışlar
– Kötü işlerde bulunan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bed-fi’âl bu kapıdan Allah’ın huzuruna çıkamaz!”