Kitabın adı “Sodom ve Gomore”, Tevrat’ta (ve İncil’de) geçen iki şehir olan Sodom ve Gomoradan gelir. Bu şehirler, ahlaki çöküntü, yozlaşma, şehvet, ve toplumsal bozulma ile özdeşleşmiştir. Tanrı’nın gazabına uğrayarak yok edildikleri anlatılır. Bu isim, kitapta anlatılanların bu dini-ahlaki simgelerle ilişkilendirildiğini gösterir.
Bu bağlamda, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Sodom ve Gomore adlı romanında:
- İstanbul’un işgal yıllarındaki hali, yani Osmanlı’nın son döneminde toplumun içine düştüğü ahlaki ve kültürel yozlaşma,
- Özellikle İstanbul’daki seçkin sınıfın Batılı işgalcilere hayranlığı ve kendi değerlerinden kopuşu,
- Kadın-erkek ilişkilerinde yaşanan yozlaşmalar ve boşluklar,
Tevrat’taki bu iki şehre bir benzetmeyle anlatılır.
Özetle:
“Sodom ve Gomore”, romanda anlatılan toplumun ahlaki çöküşünü, yozlaşmasını ve değer yitimini vurgulayan bir metafordur. Kitabın adı, bu durumu çarpıcı ve sert bir şekilde eleştirmek için seçilmiştir.