Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çehre
– Yüz
– Yüz yüze gelme
– Göz
– Görme
– Mülakat
– İlahi güzellik
– Görüşme
– Görüşüm
– Kavuşma
Cümle içinde kullanımı: “Kokunu duyuyorum ne olur anla beni yan yana gelsek didâr, yıksak duvarları.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çehre
– Yüz
– Yüz yüze gelme
– Göz
– Görme
– Mülakat
– İlahi güzellik
– Görüşme
– Görüşüm
– Kavuşma
Cümle içinde kullanımı: “Kokunu duyuyorum ne olur anla beni yan yana gelsek didâr, yıksak duvarları.”
– İnsan malına zarar geldiğinde canına gelmiş kadar üzülür anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Babam arabası bozulunca sanki kendisine bir şey olmuş gibi üzüldü, ne demişler mal canın yongasıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Güldürücü
– Güldüren
– Komik
– Sevindiren
– Mutlu eden
Cümle içinde kullanımı: “Evimize doğan güneştir Dılık-âver, evlat denildiğinde akan sular kesilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Papaz
– Ehad
– Bir kimse
– Herhangi biri
– Biri
Cümle içinde kullanımı: “Yoldan geçen deyyâr kadar kıymetsiz alelade bir hayat sürüp gitti.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi edyâr
– Meyhane
– İçki evi
– Manastır
– Kilise
– Bu dünya
– Kubbe
Cümle içinde kullanımı: “Deyr İçerisinde dua mı etmek istersin yoksa isyan mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok karanlık
– Zifiri karanlık
– Işıktan yoksun
Cümle içinde kullanımı: “Üzerimize çullanan deycûr elbet bahtımızda doğacak güneşle açılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karanlıklar
– Zulümatlar
– Töreye uygun olmayanlar
– Üzüntüler
Cümle içinde kullanımı: “Deyâcîr gören halk elbet bir gün başını kaldırıp isyan edecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok dolaşan
– Çok dönen
– Devredip gezen
– Durmadan dönen
Cümle içinde kullanımı: “Aşk ile devvâr eden elbet duracağı gönlüde bulur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Geçmişi gözden geçirme
– Anma
– Hafiye
– Casus
– İçki kadehi
– Dolanma
Cümle içinde kullanımı: “Yıllar sonra içimi açıp devr ettiğimde görüyorum ki, bir tek bana yazık olmuş.”
Kelime Kökeni: Arapça-devlet+Farsça-pezîr
– Etkili
– Güçlü
– Müessir
– Yavuz
– Gücü olan
Cümle içinde kullanımı: “Yaşam hakkı devlet-pezîr olana verilir bizim gibilere sebepsiz ölüm düşer.”